Erzurum barı

Bu sayfa Erzurum barını anlatmaktadır. Başlığın diğer anlamları için Bar (anlam ayrımı) sayfasına gidiniz.

Erzurum barı , Türkiye'de Erzurum ili ve yöresinde el ele tutuşarak oynanan bir halk oyunudur. Erzurum denince akla dadaş, dadaş denince de akla bar gelir.[1]. Bar, Erzurum ve yöresinde oynanan folklorik özellikteki halk oyunlarının genel adıdır. Bu özelliğinden dolayı bar kelimesi bilinen sözlük anlamları dışında yörede ; "el ele tutuşmak, birliktelik, bağlamak, topluluk, birlikte oynamak" gibi manalarda yorumlanır.[2]

Köken bilimi

Bar, antropologlara göre Türklerin orta Asya'dan getirdikleri milli bir oyundur. Bu sebepten dolayı çok eski bir geçmişe sahiptir. Ortaya çıkış nedeninin ise; yaşanan iklim, coğrafya ve tarihi olaylar olduğu ifade edilmektedir.[2] Ünlü Türk seyyah İsmail Habip Sevük 1943 yılında kaleme aldığı Yurttan Yazılar adlı eserinde ; Erzurum 'daki halk oyunlarının asırlardan beri " bar " adıyla anıldığını, "dadaşların" " aşk, sevgi, mertlik, yardımlaşma, kahramanlık " gibi duygularını sembolize ettiğini bildirmektedir.[1]

Güncel

Türkiye'de Erzurum ili ve yöresi halk oyunları açısından çok zengin bir bölgedir. Günümüzde bu zenginlik bütün güzellikleriyle ve aslına uygun olarak bölgede yaşatılmaktadır.

“ Bar “ terimi, günümüz öncesi Türk şair ve yazarlarını farklı algılamalara da götürmüştür. Sadettin (Sadi) Akatay (1904-1944), ünlü "Bar" şiirinde barı : " kahramanlık, yiğitlik, erlik destanı , yüzyılların ardından kopup gelen bir vakar " olarak tanımlarken ; Nejat Ünal " Bar bir savaş oyunudur yiğitlere yaraşır " ifadesini kullanmıştır.[1] Gerek yurt içinde ve gerekse yurt dışında düzenlenen halk oyunları program ve yarışmalarına,Erzurum ‘daki “ Halk Oyunları ve Türküleri Derneği ” nin “ Halk Oyunları Ekipleri ” azami ölçüde katılmaya özen göstermekte ve bu anlamda önemli başarılar elde etmektedir.[2]

Bar çeşitleri ve özellikleri

Erzurum barı ; 'erkek ve kadın barları' olmak üzere iki katagoride oynanmaktadır. İsmail Habip Sevük " Yurttan Yazılar " adlı eserinin " Dadaş ve Bar" 'la ilgili bölümünde ; " iyi bilenler tarafından oynanınca seyrine doyum olmaz " dediği barların oynanma şekli ve sırası ile ilgili olarak ; " Gergin birer yay gibi duran dadaşların oynadığı ilk bar, barbaşının elindeki mendili bir bayrak gibi salladığı ve sanki vücudun akümülatörüne hareketin elektriği doldurulmaktaymış hissini veren Başbar dır."[1] ifadesine yer vermiştir.

Halk arasında bilinen ve günümüzde oynanmakta olan Erzurum barları:

Erkek barları

Erkek barları, davul- zurna eşliğinde oynanır. Her barın kendini özgü ezgisi-ritmi vardır. Oyuncular genelde barları öncelik sırasına göre oynamaya riayet ederler.

Barlar oynanış şekli itibariyle:
1- Açık oynananlar, 2- Kapalı oynanalar olarak sınıflandırılmaktadır.[3]

  1. Açık oynanan barlar: Tutuşarak veya tutuşmadan oynanır.

a. Tutuşarak oynananlar:Başbar,Hoşbilezik,Sekme,Çingeneler,Temirağa,Narey,Uzundere barlarıdır.
b. Tutuşmadan oynanan barlar(iki kişinin oynadığı):
Köroğlu, Hançerbarı,Turnabarıdır.[3]

2. Kapalı oynanan barlar:

Dikine, Tamzara, Koçeri, Delloy, Aşırma(İkinci) barlarıdır.[3]

Kadın barları

[2] Erzurum kadın barları, Erzurum ve yöresinde " gıranata " diye adlandırılan nefesli bir enstrüman (çalgı) aleti olan " gırnata sol klarnet " ve vurmalı enstrümanlardan " def-zil " eşliğinde oynanır. Oyun esnasında oyuncular ezgi- türkü benzeri müzikal koro söylemlerle hem eşlik eder hem de oyunları oynarlar. Yoğun olarak oynanan Erzurum kadın barları:

dır.[2]

Kıyafetler

Anadolu 'da her yörenin kendine özgü giyim-kuşam kültürü olmakla birlikte, folklör alanında da bölgelere göre kıyafet farklılıkları söz konusudur. Erzurum Halk Oyunlarını oynayan yöre insanı, oyun oynarken herhangi bir özel kıyafet giyinme zorunluluğunu kendisinde hissetmez. Her kıyafetle oyunlar oynanır. Özellikle oyunlar; düğün , bayram ve özel günlerde folklör ekibi tarafından icra ediliyorsa giyim-kuşam ilk dikkat edilen husustur.

Erkek kıyafetleri

Erzurum erkek barlarını oynayan dadaşlar ; bacak kısımları dar, yukarı kısımları geniş tutularak kesilmiş, üst arka kısmının havası boşaltılmak suretiyle yassılaştırılmış ve katmer satıhlı, aşağıya doğru sarkık bir körük haline getirilmiş (zıgva) , ön tarafı kısmen potur görünümündeki pantolon görevi gören ve zıpka diye adlandırılan, arka kısmı pileli lâcivert kumaştan yapma alt giysiyi giyerler[4] .( Pile sayısının otuziki adet olmasına dikkat edilir.) Siyah ipek kaytanla üzerine süs işlemeleri yapılır.[2] Uzun kollu, dik yakalı, kol ağızlarında dört ya da beş adet siyah veya beyaz düğmesi bulunan beyaz renkli gömlek giyilir. Bel kısmına takılan kuşak ; Şal, Trablus ipeklisi ya da Tosya yerlisinden yapmadır. Giyilen kolsuz, iki tarafa kapanabilen lâcivert kumaştan yapma yeleğin yaka kısımları, cep ağızları ve düğme ilik yerleri kaytan işlemelidir. En önemli aksesuarlar ; saat için kullanılan gümüş kordon ve bir köşesi ipek veya sırma ile işlenmiş mahrama denen büyük bir mendildir.[5] (Bar oynarken ritme göre mendil kullanmak özel bir maharet gerektirir) Uzun, geniş kollu; kol çeperleri siyah, ön tarafı ve cep ağızları motifli kaytanla süslü kazeki diye adlandırılan kısa bir ceket giyilir.

Bar giysisinde manevi inanca dayalı olarak içerisinde Kur'an 'dan ayet( ayet-ül-kürsi ) ve dua (karınca duası) yazılı olan, " bazubent " diye adlandırılan, boncuktan örme ya da gümüş aksamlı sağ kola takılan bir aksesuar da kullanılır.[2] Ayaklara çevik bir eda veren hafif yemeninin taban derisi uc kısmından kalkık ve geriye doğru kıvrıktır ( poçik diye adlandırılır).

Kadın kıyafetleri

Genelde siyah, bordo veya lacivert kadife üzerine simle Türk motiflerinin işlenerek yapıldığı yakasız, uzun kollu, diz altına kadar uzanan “ bindallı “ diye adlandırılan kadın giysisi giyilir. Bindallının göğüs, boyun ve kol ağız kısımları dantelle süslüdür. Kol, beden ve bel kısmı vücuda kip oturur, etek kısmı ise rahat hareket edilebilmesi için geniş yapılır. Başa, etrafı pul ve renkli boncuklarla işlenerek süslenmiş genellikle beyaz renkli “ leçek “ diye adlandırılan başörtüsü (yazma) giyilir/takılır.

Bel kısmına, gümüş halkalardan oluşan, üzeri işlemeli, iriliği ile fark edilen ve ön kısma denk gelen kaşlı, ( önceleri üzerine sedef kakma da kullanılan) “ gümüş kemer ” takılır.[2]. Başa, etrafı pul ve renkli boncuklarla işlenerek süslenmiş genellikle beyaz renkli “ leçek “ diye adlandırılan başörtüsü (yazma) giyilir/takılır. Diz kapaklarına kadar uzanan beyaz renkli yün “ dizleme “ diye tabir edilen çoraplar giyilir. Ayaklara, kolay hareket etmeyi sağlayan yumuşak deriden yapma, siyah renkli, önden bağlanan “ pabuç “ diye adlandırılan ayakkabılar giyilir.

Kadın barında en başta bulunan “ barbaşı” ve en sondaki oyuncu ( poççik) oyun esnasında sallamak için mendil bulundurur. Kadın oyuncuların ayrıca boyunlarında aksesuar olarak; “ beşi birlik” diye tabir edilen Anadolu ‘da “ beşibiryerde” diye de bilinen altın lira(lar) , Oltu taşı kolyeler, kollara altın burma bilezik , parmaklara da yüzükler takılır.[2]

Bar şiiri

Erzurum erkek barları herhangi bir tören ya da programda oynanacağı zaman; oyun öncesi oyuncuların hazır bir vaziyette bekledikleri esnada, hem oyuncuları ve hem de izleyenleri oyunlara motive etme maksadıyla bölge şairlerinden Sadettin Akatay (1904-1944)'ın yazdığı "Bar şiiri" okunur. (Genel olarak şiir oyun başlangıcında ve oyun esnasında olmak üzere Bar I ve Bar II şeklinde iki parça halinde okunur.)

Oynanışı

"[1] Erkek barları: Davul-zurna eşliğinde oynanır. İlk etapta dadaşların gergin birer yay gibi durdukları ve barbaşının elindeki mendili ustalıkla salladığı, izleyenlerce de oyuncuların oynayacakları oyunlara bu ilk oyunla adeta ısındıkları, konsantre oldukları hissini uyandıran " başbar " dır. " Hoşbilezik " barında oyuncular kollarını birbirlerinin omuzlarına uzatır ve hançerelerin güftesi hareketlerin temposuna adeta eşlik eder. " Barların en cilvelisi " diye de tabir edilen " dello " barını oynayan dadaşlar adeta civa gibidirler. İki kişiyle oynanan barlar, " hançerbarı " ve " köroğlu barı " dır. Hançerbarında, iki elde iki hançer; sağ el yukarıda iken diğer el onun karşısında adeta yumak çevirir gibi dönüp durur. Sonra aynı yumak hareketi çifte olarak yapılmaya devam edilir. Oyun bir savaş veya kavga halinin temsilidir. Kavgaya tutuşmuş izlenimi veren her iki oyuncu da üçer defa yürüyüş hareketleri yaparlar. Bu esnada bacaklarla, kollarla, gövdelerle beraber hançerler; bel arkalarından, koltuk altlarından, bacak aralarından ; ani, keskin, şimşekleme cümbüşlerle ışıl ışıl rakseder. Köroğlubarında ; hançerbarında olduğu gibi her iki elde hançer değil de yerine sadece sağ elde bir kama vardır. Köroğlu barında da yürüme ve koşma hareketleri, diz kırma hareketleri mevcuttur. Hançer barından daha fazla ve hızlı vücutça yapılan hareketler yer alır. Oyunun temasında taarruz ve müdafaa işlenir. Hamleyi atlatmak ve hamle yapmak, saldırma anında dönme, dönerken saldırma ve bunlar yapılırken de çömelir vaziyetten yaylanarak hız alma oynun ritmini oluşturur."[1]

İlgili terimler

Kaynakça

  1. 1 2 3 4 5 6 7 8 Seyyahların Gözüyle Erzurum, 2009, Hanifi Hancı, ER-VAK yayınları, 1. baskı, s:254
  2. 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 Halk Oyunları
  3. 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 Anadolu'nun Önsözü Erzurum, Erzurum İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü, 2. Baskı,s.178
  4. Seyyahların Gözüyle Erzurum , 2009, Hanifi Hancı, ER-VAK yayınları, 1. baskı, s:253
  5. İsmail Habip Sevük, a.g.e., s.368
  1. "KÜLTÜR/Erzurum Halk Oyunları". 31 Mayıs 2015 tarihinde kaynağından arşivlendi. http://web.archive.org/web/20150531001351/http://www.erzurum.gov.tr:80/. Erişim tarihi: 09 Temmuz 2012. 

Dış bağlantılar

This article is issued from Vikipedi - version of the 9/2/2016. The text is available under the Creative Commons Attribution/Share Alike but additional terms may apply for the media files.