İ.E.L. Sakarya İzci Grubu

Sakarya İzci Grubu
Tam isim İ.E.L. Sakarya İzci Grubu
Kuruluş 15 Şubat 1912
Renkler          Sarı-Siyah
Resmî site www.sakaryaizcigrubu.org

İ.E.L. Sakarya İzci Grubu, 15 Şubat 1912'de İstanbul Erkek Lisesi bünyesinde kurulmuş olan ve o zamandan bu zamana kadar hala faaliyetlerini sürdüren tek izci grubudur.[1]

Tarih

İlk kamp

Türkiye'de ilk izci ünite kampı, İstanbul Sultanisi Oymakbeyi Ahmed Robenson tarafından açılmıştır. 21 temmuz (4 ağustos) 1914 pazartesi günü Kilyos'a keşşaflık tatbikatı için 13 kişilik bir ekiple giden izciler 10 günlük bir kamp düzenlemişler ve kampçılık adına Türkiye'deki ilk girişimi başarıyla sonuçlandırmışlardır. Bu kampa misafir olarak, Türkiye'ye keşşaflık eğitimi için gelen Belçika'lı izci Mösyö Harold Parfitt de katılmıştır.[2]

I. Dünya Savaşı Dönemi ve Sarı-Siyah

Günümüzde İ.E.L. Sakarya İzci Grubu'nda izcilik yapan tüm izci, lider ve mezunların taşıdıkları fularların renkleri "seçilmiş" değil "kazanılmış" renklerdir. Bu renklerin hikâyesine gelince;

İzciliğin -o zamanki adıyla keşşaflığın- Türkiye'de ortaya çıkışından çok kısa bir süre sonra patlak veren Birinci Dünya Savaşı izciliğin gelişmesini engellemiştir. İstanbul Erkek Lisesi'nin bugün adıyla özdeşleşmiş olan Sarı-Siyah renklerinin ortaya çıkması bu savaşlara dayanır. Dönemin İstanbul Sultanisi (İstanbul Erkek Lisesi) son sınıf öğrencileri gönüllü olarak askere yazılırlar. Bu öğrenciler çok kısıtlı bir askeri eğitimden geçirildikten sonra 2. Tümen'e dahil olurlar ve Çanakkale Cephesi'ne gönderilirler. İstanbul Liseli öğrencilerin de içinde bulunduğu 2. Tümen Kabatepe Kanlısırt Mevkii'nde 18 Mayıs'ı 19 Mayıs'a bağlayan gece yarısı saat 03.30'da taarruza geçerler. Ancak çok kısa bir süre içinde tümenin tamamına yakını şehit düşer.

İstanbul'da ise günümüzde Saint Benoit Lisesi'nin bulunduğu Karaköy'deki binada bulunan İstanbul Sultanisi'nin en üst katı savaş yıllarında cepheden dönecek yaralılar için hastaneye çevrilmiş ve dönemin hastane rengi olan sarıya boyanmıştır. Çanakkale'den İstanbul Sultanisi öğrencilerinin şehit oldukları haberi gelince okulu büyük bir yas kaplar, geride kalan öğrenciler matemlerini dile getirmek için şehit arkadaş ve ağabeyleri anısına pencere pervazlarını ve kapıları siyaha boyarlar. Bugün tüm İstanbul Liselilerin ve Sakarya İzci Grubu'nun da taşıdığı Sarı Siyah renkler işte böylece ortaya çıkar. Bu iki renk, o tarihten bugüne kadar dayanışma ve beraberliğin simgesi olmuştur.[3]

Milli Mücadele Dönemi ve "Sakarya"

İ.E.L. Sakarya İzci Grubu, İstanbul ilinde İstanbul Erkek Lisesi içinde doğmuş bir grup olsa da adından dolayı çoğu zaman Sakarya ilinde olduğu düşünülür. Sakarya adı Sakarya Meydan Muharebesi'ne katılan ağabeylerimizin anısını yaşatmak için M. Kemal Atatürk tarafından verilmiştir:

Birinci Dünya Savaşı sona erip Milli Mücadele yılları başladığında İstanbul Liselilerin yolu yine cepheye düşer. Son sınıf öğrencilerinin bir bölümü Anadolu'ya geçerek Milli Mücadele'ye katılırlar. Bu öğrencilerin de Sakarya Savaşları'nda şehit oldukları haberi okula gelince öğrenciler bu anıyı sonsuza kadar yaşatmak için İstanbul Sultanisi İzci Oymağı'nın adını Sakarya İzci Oymağı olarak değiştirirler. Günümüzde 98. yaşını kutlayan "Sakarya" adı da cepheden doğmuş ve İstanbul Lisesi ve Sarı Siyah ile özdeşleşmiştir.

Ardından Sakarya Meydan Muharebesi'nin kazanılmasından sonra Atatürk'ü telgraf ile "Sağ olun paşam, vatanı düşmandan kırtardınız." diyerek ilk tebrik edenler arasında yer alan Sakarya İzcileri'ne Mustafa Kemal cevaben yazdığı telgrafında "Siz sağ olun Sakarya'nın Evlatları" diye hitap etmiş ve Sakarya İzcileri'ni hem onurlandırmış hem de ölümsüzleştirmiştir.[4] [5]

Mustafa Kemal'le karşılaşma

Sakarya İzci Grubu'nun Mustafa Kemal ile yollarının kesişmesi Bursa'da olur. Bu kez milli mücadele kazanılmıştır. 1924 yılında, 30 Ağustos Zafer Bayramı kutlamalarına katılmak üzere Dumlupınar'a gitmeye hazırlanan Sakarya İzci Oymağı İzcileri trende yer bulamayınca bunu içine sindiremez ve Dumlupınar'a Samih Nafiz Tansu (İEL ‘24) liderliğinde nasıl olursa olsun yola koyulurlar. Kendi imkânlarıyla Bursa'ya kadar gelen Sakarya İzcileri, burada geri kalan yolun masraflarını karşılamak için tiyatro gösterisi düzenler. "Gazeteci Düşmanı" adlı oyunu sergileyen izciler, Mustafa Kemal'in de o tarihlerde Bursa'da olmasını fırsat bilerek büyük önderi de oyunlarına davet ederler. Mustafa Kemal ve mahiyeti tiyatro salonuna gelir ve oyunu çok beğenir. Mustafa Kemal yaveri aracılığıyla Sakarya İzcilerine 100 lira bağışta bulunur ve izcilerin Dumlupınar'a gelmiş kadar olduklarını, derslerini aksatmamaları için geri dönmelerini söyler. Sakarya İzcileri büyük önderin bu hediyesine karşılık yanlarındaki en değerli şeyi, armalarının işli olduğu okul rozetini Mustafa Kemal'in yakasına takarlar. Büyük önderin takdirini kazanmış bir İzci Oymağı olarak İstanbul'a dönmenin manevi değeri, kasaya konan 100 liranın çok üstünde kalacaktır.[2] İstanbul Lisesi'nin dolayısıyla Sakarya İzci Grubu'nun Atatürk ile en önemli ilişkisi, Osmanlı Devleti'nin yabancı devletlere olan borçlarının toplandığı Düyun-u Umumiye (Borçlar İdaresi) binasının Atatürk'ün emriyle İstanbul Erkek Lisesi'ne tahsis edilmesiyle gerçekleşir. Atatürk ülkenin bu değerli gençlerinin bu binada bulunarak zamanında ülkenin düştüğü durumu hiç akıllarından çıkarmadan ve bu sorumluluğu hissederek yetişmelerini istemiştir. Böylece İstanbul Erkek Lisesi arması, sarı-siyah renkleri ve binasıyla da özleşir.[6] Mektepten çıkan Sakarya İzci Oymağı ve İstanbulspor da bu bütünün ayrılmaz halkaları olarak yerlerini alırlar.

1940-1980

İstanbul Erkek Lisesi Sakarya İzci Grubu'nu, 1944'le 1972 yılları arasında, aynı zamanda İstanbul Erkek Lisesi'nde Beden Eğitimi Öğretmeni olarak görev yapan Faruk Yurtcanlı yönlendirmiştir.

Ünitelerde öğretilen teorik bilgilerin pratiğe dökülmesi, gezi düzenlenen yerlerde yöre hakkında bilgi toplamak ve izciliğin misyonunu gerçekleştirmek için düzenlenen gezilerde aynı zamanda izcileri hayata karşı hazırlamak ve bilinçlendirmek en temel görevlerdendir. Bunu gerçekleştirebilmek için Sakarya İzcileri her zaman gezilere ve kamplara öncelik vermiştir. Faruk Yurtcanlı liderliğinde 1944'te Bursa ve Edirne'ye; 1945'te İzmit, Alemdağ ve İzmir Kızılcullu Köy Enstitüsü'ne; 1946 yılında Ankara ve yine Alemdağ'a, 1947'de Tomruk'a, 1948'de Cevizli ve İzmir Çeşmealtı'na; 1949'da Beykoz'a, 1950'de Bursa ve Sapanca'ya geziler yapılmıştır. Bu gezilerin yanı sıra Sakarya İzcileri, 29 Ekim cumhuriyetin kuruluşu kutlamalarına da katılmışlardır.

1951 yılında gerçekleştirilen en büyük etkinlik Atina-Selanik-Dionisos-Korent-Lautraki-Neozmyine'de gerçekleştirilen "Wood-Badge" kursuna katılımdır. Atina'da izcilerimiz Yavrukurt ve Başkurt yetiştirebilecek bilgilerin verildiği bir kurs görmüş, Wood-badge tatbiki kısmı olarak on günlük bir kampa katılmış ve Atina civarlarında bazı geziler ile yerel halk ile çevreyi tanımışlardır. Bu etkinliğe Sakarya İzci Grubu öğretmenlerinden Faruk Yurtcanlı, Selim Duru ve liderlerden Cengiz Bektaş katılmıştır. Böylelikle Türkiye'den ilk Wood-Badge kursu gören izciler Sakarya İzcileri olmuştur. Wood-badge kursundan sonra Sakarya İzci Grubu 1951 yılında Büyükdere-Bentlere bir gezi düzenlemiştir.

1952'de Yarımburgaz Mağarası, Eskişehir gezileri ve Büyükçekmece kampı yapılmıştır. Bu gezilerden sonra liderlerimizden Cengiz Bektaş (İEL ‘53), İngiltere Essax eyaletinde yapılacak ikinci Jamboree'ye katılmak üzere seçilen Türkiye'nin değişik illerinden 8 izciye başkan seçilmiştir. Atina-Pire-Napoli-Cenova-Marsilya-Lion-Paris-Cales-Bolougne-Dover-Folkestone-Londra-Romford-Honchurch-Belchamps üzerinden Londra'ya varan izciler Romford'da izci aileleri yanında 15 gün misafir olarak kalmıştır. Daha sonra 10 günlük Jamboree'de tatbikat muvaffakiyeti, çok iyi kampçılığı, çıkarılan Türkçe-İngilizce gazete ve açılan sulu boya resimleri sergisi ile sadece Türk obası dünya başizcisinin takdir yazılarına ve imzasına sahip olmuştur. 1953 yılında Pire-Atina-Napoli-Roma yolu ile bir İsviçre seyahati gerçekleştirilmiştir. Sakarya İzcileri ayrıca 1953 yılında Dolmabahçe-Yassıada civarında donanma gününde deniz tatbikatına katılmıştır.

Sonraki yıllarda gerçekleştirilen önemli geziler; 1955 Büyükdere-Bentler ve Anadoluhisar gezileri, 1956 Heybeliada ve Yarımburgaz Mağaraları gezileri; 1957 Pendik ve İzmir gezileridir. Sakarya İzci Grubu ve İstanbul Erkek Lisesi için ayrı bir önemi olan Çanakkale Zaferi Törenleri Gezisi'ne 1969 yılında Faruk Yurtcanlı yönetiminde 41 izci katılmıştır. Bu gezi sırasında öğretmen okulunda konaklayan Sakarya İzcileri Truva harabeleri ve şehitliğine de gitmiş ve ardından Çanakkale'den ayrılıp Mehmetçik Abidesi'nde saygı duruşunda bulunmuştur. Sonraki senelerde de gerçekleştirilmeye çalışılan Çanakkale Gezileri'nin grup açısından önemi hiçbir zaman unutulmamış, şehit ağabeylerine olan vefa borcunu yerine getirmek için hemen hemen her sene Çanakkale'ye geziler düzenlenmiştir.

1971 yılında düzenlenen İl İzci Kurulu Beykoz Abrahampaşa Korosu ve Dereseki Kampı 1959 senesinden beri Sakarya İzci Grubu'nun ara verdiği kamp izciliğinin yeniden alevlenmesi açısından büyük önemi olan bir kamptır. 1971 yılında gerçekleşen bir diğer önemli olay ise Sakarya İzcileri bünyesinde, İstanbul Erkek Lisesi'ne kız öğrenci alınması ile eşzamanlı olarak kız izci oymağının resmen kurulması ve çalışmalarına başlamasıdır.

Sakarya İzcileri 1974 yazında, kuruluşunun 62. yılında 34 kız ve 63 erkek izciden oluşan bir yapıya kavuştu. Bu tarihte Grupbaşı Derya Yamaç, yardımcısı Nihat Gencosman, ocakbaşı Murat Uğur Aksoy, ocakbaşı Aslıhan Özçetin, oymakbaşı Ümit Kıvanç ve oymakbaşı Burhan Paze'dir. Aralık 1974'de İstanbul Erkek Lisesi Mezunlar Derneği'ne bağlı olarak açılan ünite ile Sakarya İzcilik Derneği'ni canlandırma girişimleri başlar. 1976 yılında Sakarya İzci Grubu liderliğini üslenen Gökhan Uzgören (İEL ‘71)1986 yılına kadar aralıksız çalışmıştır. Gökhan Uzgören liderliğinde Sakarya İzci Grubu yurtiçi ve yurtdışında bir dizi aktivite gerçekleştirmiştir.

1980-

Bu denli genişleyen çalışmaları yönlendirmek üzere hazırlanan Sakarya İzcileri İçtüzüğü 1981 yılında oybirliği ile kabul edilmiştir. Bu prensiplere göre izcilik çalışmaları, gençlerin ulusal ve toplumsal yaşama etkili bir biçimde katılmalarını kolaylaştırmanın yanı sıra, oyun ve eğlence havası içinde onların değişik çalışmalarla kişisel ilgi ve yeteneklerinin gelişmesini, pratik bilgilerinin artmasını, özgür düşünme, sorumluluk alma ve boş zamanlarını değerlendirme gibi alışkanlıklar da sağlar.

1983 yılında Dereseki, Armut Kurdu ve Tekirdağ'da geziler düzenlenmiştir. Ertesi sene olağan çalışmaların yanı sıra, çeşitli törenlere katılınmış, ergin izcilerin planlayıp düzenledikleri birçok ergin izci yürüyüşü yapılmıştır. Bunun yanı sıra Gökhan Uzgören Dünya ve Türk İzcilik Tarihini konu alan ve Sakarya Dökümantasyon Merkezi'nin zengin belgelerine dayanarak 5 kitaplık bir "ritim" serisi hazırlamıştır. 1- İzcilik Tarihi 2- İzcilik Prensipleri 3- Ergin İzcilik 4- İzci Yürüyüşleri 5- İzcilik ve Müzik adındaki kitapların serisi aynı zamanda, döneminin en kapsamlı çalışması olmuştur. Ayrıca bundan 16 yıl sonra 1999 yılında Gökhan Uzgören "Türk İzcilik Tarihi" adında ritimlerin devamı ve sonuncusu olan, Türkiye İzcilik ve Sakarya İzci Grubu Tarihi'ni anlatan çok kapsamlı bir kitap yayınlamıştır. 1984 yılında döneminin Cumhurbaşkanı Kenan Evren İstanbul Erkek Lisesi'nin 100. yıl kutlama şenliklerini başlatmak üzere 21 Mayıs 1984 günü bizzat Sakarya İzcileri'ni de denetlemiştir. 1985'de Ballıkayalar'a bir yürüyüş gerçekleştirilmiştir. Aynı sene Eminönü İlçe Milli Eğitim ve Spor Müdürlüğünde yapılan seçim sonucu oymakbaşı Gökhan Uzgören İl İzci Kurulu Sekreterliğine, oymakbaşı Şevket Aktalay ise İl İzci Kurulu Başkanlığına getirilmiştir. 1990 senesinde tüm dünya izcileri tarafından her sene Ekim'in üçüncü haftasında gerçekleştirilen "Jamboree on the air" (JOTA) aktivitesine Türkiye'den ilk katılan grup Sakarya İzci Grubu oldu. Dönemin oymakbaşı Alper Algur'un (İEL ‘90) yurtdışı aktivitelerinde tanıştığı alman izcilerden Reinhard Müller bu aktivitenin gerçekleşmesinde Sakarya İzci Grubu'na rehber oldu. Telsiz ve Radyo Amatörleri Cemiyeti'nin (TRAC) katkılarıyla Türkiye'den ilk kez bir izci grubu, İstanbul Erkek Lisesi'nin bahçesinde kurulan istasyondan JOTA'ya katıldı ve tam 22 istasyon ile bağlantıya geçti. 1999 yılında vefat eden Başizci Şevket Aktalay'ın anısına Validebağ Öğretmenevi'nde "Şevket Aktalay İzci Müzesi" açılmıştır. Bu müzede Sakarya İzci Oymağı da belgeler ve materyellerle yer almaktadır. 90. yılını 2002'de Adapazarı'nda gerçekleştirilen, yurtdışından da izcilerin katıldığı büyük bir kampla kutlayan ve aynı sene büyük kapsamlı projeleri başlatan Sakarya İzci Grubu, 100. yıl için hayata geçirilebilecek projelerin altyapısını oluşturmaya yönelik çok büyük bir adım atmıştır. 2003 yılında İstanbul Lisesi'nin ve Sakarya İzci Grubu'nun Sarı Siyah renklerinin ortaya çıktığı Çanakkale Savaşları'nda şehit düşen öğrenciler ile ilgili araştırma derinleştirildi ve aynı sene tam çarpışmanın olduğu yerde Sakarya İzci Grubu tarafından daha sonra genişleyecek ve gelenekselleşecek ilk anma töreni yapıldı. 2007 yılında kuruluşunun 95. yılını kutlayan Sakarya İzci Grubu şimdiye kadar pek rastlanmayan büyük projeler yürütmüşlerdir; izciler tamamıyla kendi olanakları ile "Sakarya İzci Oymağı" belgesel filmini hazırlamışlardır. Günümüzde 120 aktif izcisi ile yılda 7-8 çadır kampı, onlarca hafta sonu aktivitesi, proje grupları ve sosyal sorumluluk projeleri organize etmekte ve yürütmektedir.

Yurtdışı ilişkileri

Yurtiçi aktivitelerinde edinilen tecrübeleri izcilik duygu ve düşüncesiyle harmanlayan Sakarya İzcileri, yurtdışı aktivitelerinde de her zaman Türkiye'yi temsil ettiğinin bilincinde olmuş ve ona göre çalışmalarını düzenleyip, gerçekleştirmiştir. Ayrıca Sakarya İzcileri'ni ziyarete yurtdışından gelen izcilere de Türk misafirperverliğini ve Türkiye İzciliğinin geldiği noktayı göstermekten hiç çekinmemişlerdir. 1962 yılında Almanya'nın Essen eyaletinden gelen 20 izci Türk ailelerinin yanında misafir edilmiştir. Ertesi sene gelen grup tarafından Essen'a davet edilen Sakarya izcileri aynı zamanda bir Almanya gezisi de gerçekleştirmişlerdir. Essen izcileri ile kurulan bu güzel diyalog sonraki senelerde de devam etmiş ve Essen izcileri Sakarya İzci Grubu'nu 1965 yılında yine ziyaret etmişlerdir. 1972 yılında Sakarya İzci Grubu Liderlerinden Nihat Gencosman (İEL '73) Türkiye'den seçilen diğer 10 izci ile birlikte 13. dünya Jamboree'sine katılmak üzere Tokyo'ya gitmiştir ve Sakarya İzci Grubu'nu başarıyla temsil etmiştir. Yine aynı sene Grosser Jaeger İzci Grubu'nun yanında kalmak üzere Almanya'ya bir gezi düzenlenmiştir. Bundan 2 sene sonra, 1975'te Grosser Jaeger İzci Grubu'na bir gezi daha düzenlenmiştir. 1979 yılında DPSG (Deutsche Pfadfinderschaft Sankt Georg) alman katolik izci teşkilatı, Sakarya İzcilerini "Treffen zum Aufbruch" kampına davet etmiştir. Beckum ve Duisburg kentlerindeki Alman izci ailelerine misafir olan izciler Alman toplumunun gelenek ve göreneklerini incelemiştir. Aynı kampta tanışılan Dortmund'lu izciler aynı sene Türkiye'ye gelmiş ve Sakarya izcilerinin evlerinde kalmışlardır. Yine 1981 yılında Sakarya İzcileri Gökhan Uzgören ve Başizci Şevket Aktalay (İEL ‘40) liderliğinde Münih ve Köln'de birer alman aile yanında misafir edilmişler ve sonrasında Bundeslager-Windrose '81 kampına katılmışlardır. Almanya kampından sonra 1981 yılında Çanakkale'ye bir izci kampı daha düzenlenmiştir. Bu tarihlerde yurtdışı aktivitelere daha fazla önem veren ama aynı zamanda yurtiçi faaliyetlerini de aksatmayan Sakarya İzci Grubu, Çanakkale Şehitleri Anma töreni ve kamplarla beraber Almanya ile kurduğu kontakları genişletmeye çabalamıştır. 1982 yılında Köln'den ve Münih'ten gelen iki ayrı izci grubu ilk önce İstanbul'da aileler yanında ağırlanmış daha sonra Alman izcilerle beraber Bodrum'da bir kamp düzenlemişlerdir. İstanbul Lisesi Sakarya İzci Grubu uluslararası etkinliklerine 1986 yılında da devam etmiştir. Almanya'nın Essen eyaletinden DPSG (Deutsche Pfadfinderschaft Sankt Georg) alman katolik izci teşkilatı izcileri Türkiye'ye gelmiş ve Alman izciler 10'ar kişilik gruplar halinde ülkeminin çeşitli yörelerine dağılmışlardır. On gün süren bu "küçük grup projeleri"nde her gruba bir Sakarya İzcisi klavuzluk ederek çeşitli tarihi bölgeler incelenmiş ve Almanya'da yaşayan Türk işçi çocuklarına izcilik yolu ile katkıda bulunmak ana fikri ile, özellikle Essen bölgesine işçi gönderen kesimlerin köy yaşantısı ve sosyal yapısı hakkında fikir edinilmiştir.

Kardeş izci grubu Stamm Hubertus

Hubertus Sakarya 20.Yıl arması

1947 yılında Almanya'nın Siegen kentinde kurulan Stamm Hubertus (Hubertus İzci Grubu) Alman İzci Federasyonlarından BdP'ye (Bund der Pfadfinderinnen und Pfadfinder) bağlı bir izci grubu olmanın yanı sıra 1988'den beri Sakarya İzci Grubu'nun kardeş izci grubudur.

1988 yılında Almanya'da staj yapan Sakarya Lideri Ergun Ganer'in Hubertus izcileriyle tanışmasıyla başlayan bu dostluk bir sonraki yıl Almanya'nın Furth im Wald kasabasında düzenlenen Bundeslager'e İ.E.L. Sakarya İzci Grubu'nun katılmasıyla perçinlenir.[7] Her iki grupta da nesilden nesile aktarılan bir bağ vardır ve 4 yılda bir yapılan Bundeslager'e katılmanın yanı sıra Sakarya'nın gezi programına Siegen kenti ve izci değişimi (her Sakarya izcisinin bir Hubertus izcisinin evinde birkaç gün misafir edilmesi) de eklenir.[8]

Stamm Hubertus'un hem Sakarya'nın birçok şeyi öğrendiği Alman İzciliğini yakından tanıma olanağı sağlaması hem de uluslararası alanda izcilerin kardeşliğine kanıt teşkil etmesi nedeniyle İ.E.L. Sakarya İzci Grubu'nda değeri büyüktür.

Bundeslager(BuLa)

Bundeslager, Alman izci teşkilatı BdP (Bund der Pfadfinder und Pfadfinderinnen) tarafından 4 yılda bir organize edilen ve Sakarya İzci Grubu için gerçekten çok büyük önemi olan uluslararası kamptır. İlk olarak 1977 yılında "Regenbogen" adı altında başlayan kamplar serisine, Sakarya İzci Grubu 1989'dan beri Almanya'nın Siegen kentinden kardeş izci grubu Hubertus ile birlikte katılmaktadır. Her zaman yeniliklere ve gelişmelere açık olan İ.E.L. Sakarya İzci Grubu, bu kamplardan öğrendikleriyle kendini fazlasıyla geliştirmekte ve Türkiye izciliğini temsil etmektedir. Almanya'ya gidildiğinde her şehirde tanıdık bir izci grubunun bulunması bu kampların sonucudur.

Bundeslager programının başka bir boyutu da 10 günlük kampın öncesinde ve sonrasında grupça yapılan Avrupa seyahatidir. İ.E.L. Sakarya izcileri Avrupa'nın farklı kentlerini görmekle hem farklı kültürleri tanımış olup hem de yaklaşık 1 aylık çok eğlenceli bir seyahata çıkmış olurlar.[8].[9] İ.E.L. Sakarya İzci Grubu 2009 yılında Buhlenberg'de "Seitenweit" isimli Bundeslager'e katılmıştır. Bu kampın bir önemi de Sakarya İzci Grubu'nun Bundeslager'e katılımındaki 20. senesi olmasıdır.

Sakarya İzci Grubu'nun şimdiye kadar katıldığı Bundeslager Kampları:

Bir Baba Hindi

Günümüzde birçok yerde kullanılan Bir Baba Hindi tezahüratı 1940'lı yıllarda Sakarya İzci Grubu'nun çıkarmış olduğu ve kampta yemeklerden önce söylenen bir tezahürattır.[10][11]

Bir baba hindi
Heeeey Allah
Olsa da şimdi
Heeeey Allah
Pilavla zerde
Heeeey Allah
Kaşık da nerde
Heeeey Allah
Yallah yallah
Heeeey Allah
Başlıyoruz billah
Yemeye de vallah
Heeeey Allah
Yallah yallah
Heeeey Allah …

Arma

Sakarya İzci Grubu Arması

İ.E.L. Sakarya İzci Grubu'nun arması, içi içe geçmiş yonca ve zambak'ın ortasında İstanbul Erkek Lisesi arması yerleşmiş şekildedir.

Yine savaş yıllarında, okul öğrencilerinden Nejat Sirel (İEL ‘17) tarafından, vatan sevgisini sembolize eden "Ay-yıldız" motifi ve okulun baş harflerinin kompozisyonu ile oluşturulan ve en son şeklini Orhan Omay'ın (İEL ‘38) verdiği armayı okulun benimsediği gibi İzci Grubu da benimsemiştir.
Armamıza son halini veren Orhan Omay, aynı zamanda bir Sakarya izcisidir. Kendisi, İstanbul, Lise ve Sakarya harflerinin baş harfleriyle Ay-Yıldız'ı nasıl birleştirdiğini kendisiyle Adana'da yapılan ropörtajda anlatmıştır.

Sakarya Marşı

Uğrunda oymağın her zinde ferdi
Şanlı Sakarya'ya candan söz verdi
Kar, fırtına, bora sükun bulacak
Sana yıldırımlar, sana yıldırımlar selam duracak

Her yerde inlesin gürleyen sesi
İstanbul yıldızı Erkek Lisesi
Kar, fırtına, bora sükun bulacak
Sana yıldırımlar, sana yıldırımlar selam duracak

Etkinlikler

Haftasonu Etkinlikleri

Tanışma Gezisi

Her sene okullar açılıp İstanbul Lisesi'ne yeni giren öğrencilere İzcilik tanıtımı yapıldıktan hemen sonra, yeni aday izcilerin izcilikle tanışmaları, gruba ve izciliğe ısınmaları için Tanışma Gezisi düzenlenir.

Tanışma gezisine katılmak için izcilik kolunu seçmek ya da izci olmaya gerek yoktur. "İzcilik nasıl bir şeymiş" diye merak eden herkes bu aktiviteye katılabilir.

Tanışma Gezisi genelde İstanbul merkezine en yakın ormanlık alanları içerdiğinden Adalar'da yapılır.

Bir iz tatbikatı şeklinde yaklaşık yarım gün süren aktivitede yeni işaret ve izlerle birlikte; bir grubun parçası olma, takım çalışması gibi değerler öğrenilir.

Tanışma gezisinde ortak yakılan ateşlerde kendi sucuklarını pişirme tecrübesi yaşayan izciler, gitar eşliğinde şarkı söyleyip çeşitli oyunlar oynarlar.

Tanışma gezisi birçok aday izcinin izcilikle ilk karşılaşmaları olduğundan büyük önem taşımaktadır.

Diyobul (Hike)

Hike, genel olarak bir ya da birkaç gün süren, belli bir amaç güdülerek harita ve bazen de pusuladan yararlanılarak obalar halinde yapılan yürüyüştür. Birtakım bulmacalarla gidilecek yer anlaşılır ve duraklarda bulunan sorular cevaplandırılmaya çalışılır. Hike,

gibi önemli özelliklerin kazanılmasında gerçekten çok önemli bir aktivitedir.

Orientierung (Oryantiring)

Orientierung kelime anlamıyla yön bulma demektir. Genellikle ormanlık alanlarda 5-6 kişilik gruplar halinde önceden belirlenmiş noktaları gruplara verilen bilgiler ve pusula yardımıyla bulmaya dayanır. Orientierung öncesinde gruplara pusula ve harita bilgisiyle ilgili bir eğitim yapılır. Daha sonra bu eğitimi pratik alanda uygulama şansı bulan obalar, buldukları noktalarda da çeşitli soruları yanıtlayarak puan toplarlar. Zamanın ve dikkatin ön planda olduğu bir etkinliktir.

Yemek Yarışması

Her yıl Sakarya İzci Grubu'nun faaliyet odasının da bulunduğu İstanbul Lisesi binasında düzenlenen bu etkinliğin temel amacı izcilerin yemek yapma becerilerini geliştirmek ve Sakarya İzci Grubu'na yeni kamp yemekleri kazandırmaktır. İzcilerin 4-5 kişilik gruplar halinde katıldığı ve genellikle annelerden ya da internetten öğrenilen tarifleri verilen süre içinde yapmaya çabaladığı yemek yarışması, istisnasız her sene renkli görüntülere sahne olmaktadır. Genellikle Liderler Üst Kurulu(L.Ü.K) üyelerinden oluşan juri,gün sonunda kararını verirken yemeğin lezzetinin yanı sıra yaratıcılığı,sunum performansını ve uygulanabilirliği de göz önünde bulundurmaktadır.

JOTA-JOTI

JOTA-JOTI Gazete Haberi

JOTA - JOTI her Ekim ayının 3. haftasonu tüm dünyadaki yaklaşık 500.000 izcinin katılımıyla gerçekleştirilen bir aktivitedir. Tüm dünyadaki izciler bu 48 saatlik sürede Kısa Dalga Telsiz veya internet üzerinden birbirleriyle iletişim kurarlar.

JOTA ve JOTI aslında birer kısaltmadır, açılımları Jamboree On The Air ve Jamboree On The Internet'tir. Jamboree İngilizce bir kelime olmakla beraber Türkçesi aslında karmaşa, kargaşa anlamına gelir. İzcilikte ise Jamboree büyük buluşma anlamında kullanılır. Tüm dünyadaki izciler her 4 senede bir dünya çapında büyük bir kampta buluşurlar, esas olarak bu kamplara Jamboree denir.

JOTA dünyada ilk kez 1957 yılında düzenlenmiştir. Türkiye'de ise ilk kez 1990 yılında İ.E.L. Sakarya İzci Grubu tarafından düzenlenmiştir. Genelde okulun çatısına kurulan 3 anten yardımıyla 3 ayrı frekansta bu aktivite gerçekleştirilir. Bu frekanslar farklı saatlerde farklı bölgelerle konuşmak için idealdir. Her istasyonun kendine özgü bir kodu vardır. İ.E.L. Sakarya İzci Grubu bu aktivitede o güne özel TC1JAM kodunu kullanmaktadır. JOTA aktivitesinde kullanılan kısa dalga telsiz sistemini kullanmak için ilgili ehliyet gerektiğinden, JOTA haftasonlarında istasyonu kurup çalıştırması için Türkiye Radyo Amatörleri Cemiyeti'nden (TRAC) destek alınmaktadır. Tüm dünya izcilerini birleştiren bu aktivitede ortak bir J-Code aracılığıyla haberleşilir. JOTI ise internetin her evde yaygınlaşmasıyla ilk kez 1996 yılında yapılmaya başlanmıştır. Bu aktiviteye katılmak için ise okuldaki bilgisayar laboratuvarlarını kullanılmaktadır. Aynı zamanda JOTI'ye izciler evlerinden de katılabilmektedir.

JOTA - JOTI haftasonunda etkinliğe katılan tüm izci ve liderlerle gece okulda geçirilir, bu aktivite bu açıdan da eğlenceli olabilmektedir. Aktivite sonunda tüm haftasonu boyunca iletişim kurulan gruplara bugüne özel tasarlanmış kartpostal gönderilir. Sakarya İzci Grubu 2009 yılında birçok aktiviteye katılmıştır ve gazetelerde de yer almıştır.[12]

Bisiklet Gezisi

Bisiklet gezileri bisikletle -genellikle- yaklaşık bir günde katedilebilecek mesafede; tercihen şehirdışı,sakin ve doğası zengin -Şile, Polenezköy gibi- bir hedefe yapılan gezilerdir. Gün boyu konvoy halinde bisiklet sürdükten sonra kamp kurulacak alana ya da kalınacak tesise varılıp yerleşilir. Akşam yapılan ufak sohbetlerin, oyunların ardından ertesi gün tekrar İstanbul'da belirlenen bitiş noktasına dönüş gerçekleşir. Konvoyun başını ve sonunu bu gezi için ayarlanmış 2 araç çeker, böylelikle pedal başındaki izcilerin güvenliği ve düzenli değişimi; ayrıca gerekli malzemelerin taşınımı kolayca sağlanmış olur.

Proje Günleri

İ.E.L. Sakarya İzci Grubu'nda ergin izciler (10, 11 ve 12. sınıf) izcilik aktivitelerinin yanında çeşitli projelerde de görev alırlar. Bu projelerin birçoğu üst seviyedeki projelerdir. Projelerin konularında üretkenlik odak noktasındadır. Bu internet sitesi dahil, İ.E.L. Sakarya İzcileri'nin ortaya koyduğu her tür ürün onların kişisel gelişimine yardımcı olurken, ciddi bir tecrübe kazanmalarını da sağlar. Bu amaçla genelde bir gece kalmalı olarak düzenlenen bu aktivitede, izciler bir proje yürütmeyi, verimli ve etkin çalışmayı öğrenirken, yüksek tempoda çalışırken eğlenmeyi de becerebilirler. Ergin izciler için en büyük motivasyon tamamlanan bir projenin ardından yaşadıkları başarma duygusudur. Şimdiye kadar çok farklı konularda çeşitli projeler için düzenlenen proje günlerinde 3 boyutlu arma, şarkı kitabı düzenlenmesi, Sakarya veritabanı gibi çeşitli alanlarda çalışmalar yürütülmüştür.

Kamplar

Çadır Kampları

İ.E.L. Sakarya İzci Grubu'nun izcilik anlayışı senede 5-6 defa gerçekleştirdiği kampları temel alır. Ortalama 5 gün süren çadır kamplarında izciler 5 gün boyunca doğayla baş başa etkinliklerini yaparlar. Kamp süresince kamp atmosferine adapte olabilmek için cep telefonlarını kullanmaz, kişisel gerçekleştirilen herhangi bir aktivite yapma gereği duymazlar. Gün boyunca yürüyüşler, eğitim istasyonları, iz tatbikatları ve oyunlar içeren kamp programı genelde bir veya iki lider gözetiminde tamamen ocak izcileri tarafından hazırlanır.

Kamp yerleri yerleşim merkezlerinden soyutlanacak kadar uzak ancak herhangi acil bir durumda ulaşabilecek kadar yakın sayılır. Kamp süresince her gün 5-6 kişilik gruplar kampın genel işleyişinden sorumlu olurlar. Bu nöbetçi gruplar bir gün boyunca kampta yemeklerin pişirilmesinden ve genel kamp düzeninden sorumlu olurlar.

Geceleri ise çeşitli oyunların yanında ateş başında şarkı söylenir, sohbet edilir. Prensip gereği bir kampta ateşin 24 saat yanık kalması gereklidir. Tüm gece boyunca ikişer saatlik nöbetlerde 2 veya 3 kişilik gruplar nöbet süresince kampın sorumluluğunu alırlar.

Günümüzdeki şehir yaşantısını düşündüğünüzde kişisel gelişim açısından son derece önem taşıyan doğayla iletişim, kamplarda uygulanma ve yaşanma fırsatı bulur...

Tesis Kampları

Tesis kamplarında kalınan yerler genellikle il, ilçe veya köylerdeki izci evleridir. Yıldan yıla değişebilmekle beraber İ.E.L. Sakarya İzci Grubu her yıl bir kere gerçekleştirdiği tesis kamplarının tarihlerini hava koşullarını da göz önünde bulundurarak kış aylarından seçer. Çadır ve tesis kamplarının işleyişi genellikle aynı olmakla beraber aktivite programlarında bazı farklılıklar söz konusu olabilir. Çadır kamplarında yürüyüşler ağırlıklı olurken tesis kamplarında eğitici istasyonlar, el becerilerini geliştirmeye yönelik aktiviteler, kapalı alanlarda oynanabilen toplu oyunlar ve münazaralar ön plandadır.

Sosyal Sorumluluk Projeleri

2007 yılında Çorum'da ve Çankırı'da kurdukları okul kütüphaneleri Sosyal Sorumluluk Projelerindendir. İ.E.L. Sakarya İzcileri orada sadece kütüphane kurmakla kalmamış gittikleri okulun öğrencileriyle tanışmış, onlara oyunlar oynatmış ve edindikleri minik arkadaşlarıyla hem kendilerine hem onlara önemli şeyler katarak geri dönmüşlerdir.

Hala da benzer konularda proje fikirleri üretilmekte, mümkün olduğunca çok kişi ve kuruluşla irtibata geçilmeye çalışılmaktadır.

Uluslararası Etkinlikler

Jamboree

Dünyanın hemen hemen her yerinden gelen izcilerin buluştuğu ve birlikte kamp yaptığı, bu vesileyle farklı kültürlerin öğrenilmesi, farklı arkadaşlıkların edinilmesi ve çeşitli izcilik uygulamalarının gözlemlenebilmesi açısından eşsiz bir öneme sahip olan Jamboree’ler Dünya İzcilik Teşkilatı’nın en önemli aktiviteleridir. İlki 1920 yılında İngiltere Londra’da düzenlenmiş olan bu etkinlik genellikle 4 yılda bir farklı ülkelerde yapılmaktadır. 1937-1947 yılları arasında 2. Dünya savaşı ve 1979 yılında İran’daki politik sorunlar yüzünden gerçekleştirilemeyen Jamboree, dünyadaki bütün izcilere hitap etmesi gerektiği için belirli bir sıralama ile her seferinde farklı bir kıtada (dolayısıyla farklı bir ülkede) düzenlenmektedir.

En sonuncusu 2007 yılında yine İngiltere’de yapılmış olan bu aktiviteye yaklaşık 40.000 izci katılmış ve izciliğin doğuşunun 100. yılını kutlamıştır. Uluslararası Jamboree’nin yanı sıra bazı bölgelerde Ulusal Jamboree’ler de düzenlenmektedir.

“Jamboree” kelimesinin Türkçe anlamı “karmaşa, toplaşma, kaos”tur. Anlamından da rahatlıkla anlaşıldığı üzere bu etkinliğin amacı, dünyanın en büyük gönüllü hareketi olan izciliğin evrenselliğini kısa bir sure için de olsa bir kamp alanında toplamak ve dolayısıyla dünya izcilerini kaynaştırmaktır.

Sakarya İzci Grubu eski liderlerinden Cengiz Bektaş (’53) 1952 yılında düzenlenen Essex Jamboree’sine katılarak Türkiye’den bu denli büyük bir Uluslararası kampa katılan ilk izci olmuştur. Bunun ardından gerçekleştirilen birçok Jamboree’ye katılan Sakarya İzcileri son olarak 2007 yılında İzciliğin 100. yılının kutlandığı Jamboree’ye 13 izci ile katılmıştır.

Anatolian

Anatolian Uluslararası İzci Kampı, Türkiye'de 70'li yıllarda gerçekleştirilen Eurofolk'ten sonra kurumsallaşabilmiş tek izci kampıdır. İlki 2004 yılında Köyceğiz'de düzenlenen bu uluslararası kamp her iki senede bir Dünya'nın farklı köşelerinden yaklaşık 2000 izciyi bir araya getirmektedir. Ev sahipliğini Muğla İzcileri'nin yaptığı bu kampta, 2008 ve 2010 yılında İ.E.L. Sakarya İzci Grubu ergin izcileri ve liderleriyle organizatör olarak yer almıştır

Kaynakça

This article is issued from Vikipedi - version of the 12/21/2016. The text is available under the Creative Commons Attribution/Share Alike but additional terms may apply for the media files.