Velîd bin Mugīre

Velîd bin Mugīre
الوليد بن المغيرة
Doğum 530
Mekke
Ölüm 622
Mekke
Evlilik(ler) Lübabe
Çocuk(lar) Halid bin Velid
Hişam bin Velid
Velid bin Velid
Ammara bin Velid
Naciye bint Velid
Fatıma bint Velid
Ebeveyn(ler) Mugîre bin Abdullah (baba)

Velîd bin Mugīre[1] (530- 622) (Arapça: الوليد بن المغيرة) ), İslam dininin ilk yıllarında ve Mekke döneminde adı geçen pagan.

İslam peygamberi Muhammed'e açıktan cephe alan Mekke paganlarının azılılarından ve liderlerinden birisidir. Babası Beni Mahzun kolundan Mugîre bin Abdullah bin Amr bin Mahzûn'dur. Ailesi Mekke'nin en zengin ve nüfuzlu ailelerinden birisidir. Kendisi de bu zenginliğin ve nüfuzun varisi oldu. Muhammed Mekke'de İslam'ı ilan ettiğinde konumu dolayısıyla açıktan ve sert bir şekilde Muhammed'e karşı çıktı. Kendisinden Kur'an hakkındaki fikri sorulduğunda onun bir tür 'sihir' olduğunu söylemiştir. Kaynaklarda aslında Kur'an'a inandığı fakat zenginliği ve nüfuzu yüzünden kıskançlık duygusuyla inkar ettiği yönünde görüşler vardır.

Mekke'deki İslama karşı ilk olumsuz tepkiler eyleme dönüşünce Velid de bu eylemleri destekledi ve finanse etti. Şiire ve Arap diline hakimiyeti nedeniyle Muhammed'e edebi alanda da muhalefet etmiş ve bu alanda faaliyetlerde bulunmuştur. İslam bilginleri İslam'a yaptığı tüm bu kötülüklerden ötürü Müddessir Suresi'nde lanetlenen kişinin Velid olduğu konusunda ittifak etmişlerdir.

Çocukları arasında ünlü kumandan Halid bin Velid vardır. 622 yılında ayağındaki bir yaranın enfekte olması sonucu ölmüştür.

Hakkındaki ayetler

Velîd bin Mugīre, Mekke'nin varlıklı ve ileri gelen liderlerinden birisiydi. Bu zenginliğinden ötürü kendisine Mekke'de 'Velid bin Muğire el-Vahid' (zenginlikte tek olan Velid) denmekteydi.[2] Ayrıca Arap diline hakim güçlü bir şairdi, bilgili ve kültürlü bir kişiliği vardı. Muhammed onun Müslüman olmasını çok istiyordu. İlk başlarda Kur'an'dan çok etkilenmiş, Kur'an'ın Nahl Suresinin 90. ayetini duyduğunda da şöyle söylediği nakledilmiştir: Vallahi onun okuduğu sözden daha üstün söz olamaz! O, bir nurdur. Onun öyle bir tatlılığı var ki, sanki kökü çok verimli toprakta, bol sulu bahçelerde, yükselen dalları etrafa gür salkımlı bir hurma ağacı O!
Çünkü O, öyle büyüleyici bir sözle gelmiştir ki, O; evlâtla babanın, kardeşle kardeşin, koca ile karının, kavim ve kabilesiyle adamın arasını açıyor.[3]

Onun bu hali Mekkelilerin dikkatinden kaçmamıştı. Çünkü Velid Müslüman olursa pek çok kişiyi etkileyebilirdi. Yeğeni Ebu Cehil onunla konuşmuş ve gururunu okşayarak fikrini değiştirmesini sağlamıştır.

Mekkeliler İslamla mücadele hakkında kendisinden devamlı fikir alırlardı. Bu konuda Muhammed ve Kur'an hakkındaki nitelemelerin farklı olduğunu görmüş, bu durumun müşriklerin aleyhine olduğunu belirtmiş ve tüm müşriklerin ağız birliği etmesi gerektiğini söylemiştir. Kendisinden Kur'an hakkında net bir fikir belirtmesi istendiğinde de düşüneceğini söylehiş ardında da Muhammed'in 'sihirbaz' Kur'an'ın da bir 'sihir' olduğunu söylemiştir. Kur'an'ın Müddessir Suresi'nde bu fikrine bir karşı çıkış yapılmış ve açık bir şekilde tehdit edilmiştir. İlgili ayetler şunlardır:

11, 12, 13, 14. Tek olarak yaratıp, kendisine geniş servet ve gözü önünde duran oğullar verdiğim, kendisi için (nimetleri önüne) serdikçe serdiğim o kimseyi bana bırak!
15. Üstelik o (nimetlerimi) daha da arttırmamı umuyor.
16. Asla (ummasın)! Çünkü o, bizim âyetlerimize karşı alabildiğine inatçıdır.
17. Ben onu sarp bir yokuşa sardıracağım!
18. Zira o, düşündü taşındı, ölçtü biçti.
19. Canı çıkasıca, ne biçim ölçtü biçti!
20. Sonra, canı çıkasıca tekrar (ölçtü biçti); nasıl ölçtü biçtiyse!
21, 22, 23, 24, 25. Sonra baktı. Sonra kaşlarını çattı, suratını astı. En sonunda, kibirini yenemeyip sırt çevirdi de: «Bu (Kur'an) dedi, olsa olsa (sihirbazlardan öğrenilip) nakledilen bir sihirdir. Bu, insan sözünden başka bir şey değil.»[4]

Kalem suresinde yine kendisinden şöyle bahsedilir:

10,11,12,13,14. yemin edip duran, aşağılık, daima kusur arayıp kınayan, durmadan söz taşıyan, iyiliği hep engelleyen, saldırgan, günaha dadanmış, kaba saba; bütün bunların ötesinde bir de soysuz olan kimseye mal ve oğulları vardır diye, sakın boyun eğme.

15. âyetlerimiz kendisine okunduğu zaman, “öncekilerin masalları” der.

16. yakında biz onun burnunu damgalayacağız.

Ailesi

Oğulları

Kızları

Kardeşleri

Kaynakça

  1. TDV İslam Ansiklopedisi, cilt 43, sayfa 33
  2. Razi ,Kurtubi,Taberi nakletmişlerdir. Buraya İhsan Eliaçık, Sosyal İslam adlı kitabından alınmıştır.
  3. http://www.yeniumit.com.tr/konular/detay/edebiyat-ve-kuran
  4. Türkiye Diyanet Vakfı meali
This article is issued from Vikipedi - version of the 12/6/2016. The text is available under the Creative Commons Attribution/Share Alike but additional terms may apply for the media files.