Türk edebiyatında LGBT temaları

2011 yılında 19. İstanbul Onur Haftası etkinlikleri kapsamında düzenlenen "LGBT Onur Yürüyüşünde" Murat Renay tarafından yazılan Söylemeyen-bir @ homohobi kitabı posteri.

Türk edebiyatında eşcinsellik, Türk edebiyatı içinde eser veren kişilerin (yazar ya da şair), eşcinsellik ya da LGBT temaları tamamen ya da kısmi olarak ele almasıdır. Kemal Tahir, Attila İlhan, Demir Özlü, Ferit Edgü, Selim İleri, Bilge Karasu, Adalet Ağaoğlu, Leyla Erbil, Kamuran Şipal, Fazıl Hüsnü Dağlarca gibi yazarlar eserlerinde bu temaya yer veren bazı yazarlardır.[1] Kimi az kimi çok, kimi belli belirsiz ve kimi de açık bir biçimde, eşcinselliğe değindiler.

Tarihi

Türk edebiyatında, "eşcinsellik" teması normal olarak 1980’lerde Attilâ İlhan’ın Fena Halde Leman'ı ile başlar.[2] 2000'lere gelinceye kadar geçen süre zarfında, ağırlıklı olarak kadınlar arası cinsel ilişkiler ele alındı. 2000’lerden sonra süreklilik kazanan eşcinsellik temalı anlatılar, sayısal zirvesine 2003 yılında ulaştı.[2]

Temalar

Yine Türk edebiyatında çok eskilere dayanan dini terimde oğlancılık (genç erkek çocuklarına) duyulan ilginin yer aldığı birçok edebi eser bulunmaktadır. Yine Mevlana'nın Dîvân-ı Kebîr’deki “men” redifli bir gazelde;

“Lengî ne konem, ne bed tekem men / Ki `âşiq-i rûy-i Aybek’em men” (Topallık etmem, koşmam fenâ değildir / Ben Aybek’in yüzünün âşığıyım)

beytinin te’vîl edilebilecek bir anlamı olmamakla birlikte “bek” kelimesinden de anlaşılacağı gibi “Aybek” erkek ismi olup târîhte de Delhi Sultânı Kutbeddîn Aybek, Mısır Sultânı Aybek gibi kişilerin olması Türk edebiyatında oğlan ve eşcinsellik kavramlarına yer verildiğini göstermektedir.[3]

Bazı eserler

XIX. yüzyıl

Cumhuriyet dönemi

Kaynakça

Dış bağlantılar

This article is issued from Vikipedi - version of the 1/2/2017. The text is available under the Creative Commons Attribution/Share Alike but additional terms may apply for the media files.