Devrimci İşçi Partisi

Devrimci İşçi Partisi
Kısaltma DİP
Genel başkan Sungur Savran
Kuruluş tarihi 23 Haziran 2007
Öncülü İşçi Mücadelesi
Merkez Ankara
Gazete(leri) Gerçek Gazetesi, Devrimci Marksizm
Üyelik  (2015) 52 [1]
İdeoloji Troçkizm
Komünizm
Sosyalizm
Siyasi pozisyon Aşırı sol
Uluslararası üyelik CRFI
İnternet sitesi
http://dip.org.tr/

Haziran 2007'de İşçi Mücadelesi isimli devrimci Marksist gazetenin çağrısıyla kuruluşuna başlanan Devrimci İşçi Partisi, Şubat 2011'de yapılan kongreyle kuruluşunu tamamlamıştır.[2]

Kendisini "Devrimci Marksist" olarak tanımlayan DİP, bir yandan kendisini inşa ederken, diğer yandan, Dördüncü Enternasyonal'in Yeniden Kuruluş Koordinasyonu (CRFI) içinde, işçi sınıfının dünya partisinin inşası için de mücadele etmektedir.

Örgüt yapısı

Devrimci İşçi Partisi, devrimci Marksizmi Türkiye topraklarında kökleştirmeyi, partiyi işçi sınıfının mücadeleci unsurlarıyla inşa etmeyi hedefler. Bu hedefe göre Bolşevik-Leninist tipte bir parti örgütlenmesini hedefler. Bu örgütlenme biçimi, kadrolara dayanan üyelikten önce aday üye ve sempatizan gibi biçimlerin var olduğu demokratik merkeziyetçilik temelinde bir modeldir. DİP’in çalışma tarzını ve örgütsel yaşamını belirleyen temel ilke demokratik merkeziyetçiliktir. Demokratik merkeziyetçilik ilkesi çerçevesinde tüm parti üyeleri parti politikalarının belirlenmesine katılma hakkına ve sorumluluğuna sahiptir.[3]

Faaliyetleri

Parti; İstanbul, Antalya, İzmir, Bursa, Ankara, Adana, Tekirdağ, Eskişehir başta olmak üzere birçok şehirde ve işçi havzasında örgütlenme faaliyeti sürdürmektedir. Eğitim, turizm, belediye, metal, bankacılık gibi sektörler içerisinde örgütlenmesi mevcuttur.

İdeolojik Yapısı

DİP, işçi sınıfını devrimci uzlaşmaz talepler etrafında harekete geçirip kapitalist sistemi yıkmayı, kapitalist devletin tüm organlarının yerine sosyalist işçi iktidarını kurmayı hedefler.[4]

İşçi Sınıfının Partisi

Devrimci İşçi Partisi, tarihin ilerletici motorunun sınıf mücadelesi olduğunu savunur. Buna göre iki sınıf, burjuvazi ve işçi sınıfı uzlaşmaz bir çıkar mücadelesi içerisindedir. Sınıflar ortaya çıktığından beri hakim sınıflar ezilen sınıfları sömürerek varlıklarını sürdürmüşlerdir. Kapitalist düzende de, burjuvazi işçi sınıfını sömürerek yaşam şansı bulur. DİP, her türlü ezme ezilme ilişkisi ortadan kaldıracak olan yegane sınıfın işçi sınıfı olduğunu iddia eder. Partiye göre işçi sınıfının esaretten kurtulması sosyalist devrimle mümkündür.

Temel Görüşler

Sürekli Devrim

Parti, burjuva düzeniyle uzlaşmayacak bir devrimci programı bütünüyle içine sindirmiş olmakla birlikte, soyut bir devrim ve sosyalizm propagandası ile yetinmek yerine, bütün mücadelelerde ve siyasi konjonktürlerde kitlelerin bir adım önünde yürümeyi ifade etmektedir. Bu faaliyeti sırasında, en somut ve güncel talepler ile işçilerin iktidarı arasında bir köprü oluşturan geçiş programı yöntemini uygulayacaktır.[5] Buna göre DİP, sürekli devrim stratejisini programatik olarak kabul eder. Stalinizmin Marksist devrim teorisi yerine ikame ettiği sınıf ittifaklarına ve ara formlara dayanan aşamacı devrim teorisini eleştirir ve reddeder.[6]

Emperyalizme Karşı Mücadele

DİP'e göre emperyalizm, insanlığı barbarca bir savaş yoluna, hatta olası bir Üçüncü Dünya Savaşı’na sürüklemektedir. Buna karşı etkili tek yöntem, emperyalizmin ardındaki gerçek dinamikleri, yani kapitalist tekellerin dünyayı paylaşma ve yağmalama dürtüsünü ortadan kaldırmaktır. Parti, emperyalizmin başta Ortadoğu olmak üzere dünyanın birçok yerinde başvurduğu işgal ve katliam politikalarına karşı şiarı Sürekli savaşa karşı, sürekli devrimdir.[7]

Sosyalist Dünya Devrimi

Sadece Türkiye’de değil dünya çapında sosyalist devrimin zaferi için enternasyonalist bir tarzda ve ulusal partilere paralel olarak inşa edilecek bir dünya partisi içinde mücadele eder. Programı, sosyalist dünya devrimi olarak özetlenebilir.[5][8]

Burjuvazinin İç Savaşı

İşçi sınıfının bağımsız sınıf politikasını ön plana çıkartan DİP'in özgün politikalarından birisi, burjuvazinin islamcı ve batıcı-laik olarak iki kanada ayrılmış olduğu [9][10] ve Ergenekon [11][12] davası başta olmak üzere birçok politik olayın bu olguyla açıklanabileceği iddiasıdır. DİP, işçileri ve ezilenleri bu iki kampa dahil olmak yerine, kendi politikalarını savunabilecekleri bir üçüncü cephenin inşa edilmesi gerektiğini savunur. Üçüncü Cephe,[13][14] Türkiye işçi sınıfıyla mücadeleci Kürt halkının ittifakına dayanacaktır. Son dönemde, BDP'nin başını çektiği ve sosyalist örgütlerin de dahil olduğu Demokrasi ve Özgürlük Blokunun [15][16] devamı olan Halkların Demokratik Kongresine katılmamıştır.[17]

Arap devrimi

DİP Tunuslu Muhammed Bouazizi'nin bedenini tutuşturmasıyla başlayan Arap devrimlerini desteklemiştir. Mısır ve Tunus'da yoksul ve proleter kitlelerin başkaldırısını hareketin içerisindeki çelişkili durumlara da dikkat çekerek selamlamıştır.[18] Ancak Libya'da başlayan isyan hareketi hakkında ilk günden beri mesafeli durmuş, Libyalı isyancıların emperyalizmle işbirliğine dikkat çekmiş ve NATO güçlerinin Libya işgaline karşı durmuştur.[19]

Ulusal Sorun

Kürt sorunu konusunda "Kürdistan'ın dört ülke tarafından sömürüldüğünü" iddia eder, Kürt ulusunun kendi kaderini tayin hakkını savunur.[20] Kürt sorununda Kürt hareketine eleştirel destek, Kürt halkının eylemlerine ve taleplerine ise koşulsuz destek sunar. Arap, Kürt, Türk, Yahudi, İranlı emekçilerin özgürce ve gönüllü birliktelik temelinde yaşayabileceği, Ortadoğu Sosyalist Federasyonu'nu savunur.[21]

Kadın Sorunu

Kadın sorununda, kadınların kapitalizmle iç içe geçmiş erkek egemen sistem tarafından ezildiğini, emekçi kadınların kadın mücadelesinde en ön safta olmasını savunur. Kadın sorunu için sloganı: "Kapitalizme ve erkek egemenliğine karşı emekçi kadınlar en öne" olmuştur.[22]

Öğrenci Mücadelesi

DİP, üniversite ve liselerde de mücadele etmektedir. Üniversitelerde solun büyük bir bölümünün savunduğu "özerk-demokratik üniversite" yerine "Özgür Emekçiler Üniversitesi"ni savunur. Özerk üniversite modelinin içinde mali özerklik gibi, TÜSİAD'ın da savunduğu, üniversitelerin kendi yağında kavrulacağı bir özerklik talebini savunmaz. Çünkü özerklik, devletin üniversiteleri finanse etmesi yerine, sermayenin kendi ihtiyaçları çerçevesinde üniversiteleri ele geçirmesidir. Bunun yerine ancak işçi iktidarında var olabilecek Marksist "Özgür Emekçiler Üniversitesi" modeli, bir geçiş talebi olarak savunulur.[23]

Ekim Devriminin İzinde

Ekim Devrimi'nin açtığı yoldan ilerlemeyi öngörür.[24] DİP, insanlığın en ileri eylemi olarak gördüğü Ekim Devriminin tüm kazanımlarını sahiplenir.[25] Ancak tarihin ilk işçi devleti olan SSCB'nin Stalin hizbinin iktidarıyla birlikte bürokratik olarak yozlaştığını iddia eder. DİP'e göre Sovyet bürokrasisi, işçi sınıfının ve Ekim Devriminin kazanımlarının üzerine çökmüş asalak bir sosyal tabakadır. Buna rağmen bürokratik işçi devletlerini emperyalizmden koruma görevini Marksist bir pozisyon olarak savunmuştur.

Devrimci İşçi Partisi, Marx, Engels, Lenin [26] , Trotsky[27][28] gibi Marksist önderlerin izinde, devrimci Marksizmi rehber edinir.

DİP'in Kökeni

Devrimci İşçi Partisi, tarihsel olarak Mustafa Suphi'nin kurduğu Komünist Enternasyonal üyesi Türkiye Komünist Partisi'nin devrimci ve enternasyonalist yolunda olduğunu iddia eder.[29] Organik olarak sırasıyla 11.Tez ve Sınıf Bilinci dergileri ile Patronsuz-Generalsiz- Bürokratsız Sosyalizm (PGB-S) ve İşçi Mücadelesi örgütlerini atası olarak kabul eder.

Belgeler

Kaynakça

Dış bağlantılar

This article is issued from Vikipedi - version of the 8/21/2016. The text is available under the Creative Commons Attribution/Share Alike but additional terms may apply for the media files.