Selahattin Demirtaş

Selahattin Demirtaş
Halkların Demokratik Partisi Eş Genel Başkanı
Görevde
Makama geliş
22 Haziran 2014
Yerine geldiği Ertuğrul Kürkçü
Sebahat Tuncel
Barış ve Demokrasi Partisi Eş Genel Başkanı
Görev süresi
4 Eylül 2011 - 30 Nisan 2014
Yerine geldiği Hamit Geylani
Yerine gelen Emine Ayna
Kamuran Yüksek
(DBP adıyla)
Barış ve Demokrasi Partisi Genel Başkanı
Görev süresi
1 Şubat 2010 - 11 Nisan 2011
Yerine geldiği Demir Çelik
Yerine gelen Hamit Geylani
Türkiye Büyük Millet Meclisi
23., 24. ve 25. dönem milletvekili
Seçim Bölgesi 2007 - Diyarbakır
2011 - Hakkari
2015 - İstanbul
Kişisel bilgiler
Doğum 10 Nisan 1973 (1973-04-10)
Palu, Elâzığ, Türkiye
Partisi Demokratik Toplum Partisi (2007-2008)
Barış ve Demokrasi Partisi (2008-2014)
Halkların Demokratik Partisi (2014-günümüz)
Eşi Başak Demirtaş
Çocukları 2
Yaşadığı yer Ankara
Bitirdiği okul Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi
Mesleği Avukat, siyasetçi

Selahattin Demirtaş (d. 10 Nisan 1973; Palu, Elâzığ), Zaza kökenli Türk siyasetçi ve avukat. Türkiye Büyük Millet Meclisi 25. dönem İstanbul milletvekili olup Figen Yüksekdağ ile birlikte Halkların Demokratik Partisi eş başkanlığını 22 Haziran 2014 tarihinden beri yürütmektedir.

Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu olan Demirtaş, siyaset öncesi serbest avukatlık ve İHD (İnsan Hakları Derneği) Diyarbakır şubesinde yöneticilik yapmıştır. Uluslararası Af Örgütü Diyarbakır Şubesi ve Türkiye İnsan Hakları Vakfı’nın kurucuları arasındadır.[1]

Abisi Nurettin Demirtaş'ın 2007'de Genel Başkanlık yaptığı DTP'de Grup Başkanvekilliği yaptıktan sonra DTP'nin kapatılması sürecinde yeni kurulan BDP (Barış ve Demokrasi Partisi)'ye geçerek partinin 1 Şubat 2010 tarihinde yapılan olağanüstü kongresinde Genel Başkan seçilmiştir. BDP'nin Halkların Demokratik Partisi'ne (HDP) katılması sürecinde 2014 yılında yapılan 2. Olağanüstü kongrede Figen Yüksekdağ ile birlikte HDP eş başkanlığına seçilmiştir.

2007 Türkiye genel seçimlerinde Diyarbakır, 2011 genel seçimlerinde Hakkâri ve Haziran 2015 genel seçimlerinde İstanbul milletvekili olarak meclise girmiştir.[2]

4 Kasım 2016'da HDP Eş Başkanı Figen Yüksekdağ ve dokuz HDP'li milletvekili ile birlikte Türkiye Anayasası'na göre "suç işlemek amacıyla örgüt kurmak", "terör örgütü üyesi olmak", "silahlı terör örgütüne üye olmak", "örgüt adına suç işlemek" iddialarıyla gözaltına alındıktan sonra tutuklanarak Edirne F Tipi Cezaevi'ne götürüldü.[3]

Gençlik dönemi ve eğitimi

Zaza kökenli olan Demirtaş,[4][5] gençliğinde babası Tahir Demirtaş'a ait tesisatçı dükkanında çalışmıştır. 1990 yılında liseden mezun olduktan sonra 1991 yılı üniversite sınavında İzmir 9 Eylül Üniversitesi Denizcilik İşletmeleri Yönetimi bölümünü kazanmış ancak 1993 yılında tekrar üniversite sınavına girmiş ve bu kez Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi'ni kazanmıştır. Hukuk okumaktaki motivasyonunun Diyarbakır'da kaybolan HEP İl Başkanı Vedat Aydın'ın 3 gün sonra cesedinin bulunması ertesinde çıkan olaylar ve bu süreç sonrasında Muğla'da üniversitede okuyan abisinin PKK'nın gençlik örgüt sorumlusu olarak gözaltına alınıp 22 yıl hapse mahkum edilmesi ve ailesinin içinde bulunduğu yoksulluk sebebi ile avukat dahi tutamamaktan oluşan sahipsizlik duygusu olduğunu belirtmiştir.[6]

Kariyeri

Diyarbakır İnsan Hakları Derneği yöneticiliği

Hukuk fakültesinden mezuniyetinin ardından 2000 yılında Osman Baydemir'in Diyarbakır İHD başkanı olmasıyla İHD Diyarbakır yönetimine girdi. Bu dönemde pek çok insan hakları ihlali davasında çalıştı. O dönemde kendisini en çok etkileyen olayın Silopi HADEP İlçe Başkanı Serdar Tanış ve Yardımcısı Ebubekir Deniz’in kaybolması olduğunu belirtmiş, Silopi ve Şırnak'taki araştırmaların olumsuz sonuçlanması sonrası Diyarbakır'a dönüş yolunda yol kenarında cesetlerini bulma korkusuyla aracını yavaş sürdüğünü hatırladığını anlatmıştır.[1]

2004 yılında Osman Baydemir'in belediye başkanı seçilmesiyle İHD Diyarbakır Şube Başkanı oldu.

2006 yılında yaptığı bir konuşmada Roj TV’de bir tartışma programına telefonla katılan Demirtaş, hapiste bulunan PKK lideri Abdullah Öcalan için “Kürt sorununun çözümünde rolünün değerlendirilmesi gerekir” dediğinden ötürü hakkında Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından ‘terör örgütü propagandası yapmak’ suçlamasıyla soruşturma açıldı. 2010 yılında sonuçlanan davada kendisi 1 yıl hapis cezasına çarptırıldı ancak mahkeme ‘Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına’ karar vererek, Demirtaş’ın 5 yıl boyunca denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasını kararlaştırdı.[7]

2006 yılı sonunda kısa dönem askerlik yapan Selahattin Demirtaş askerlik dönüşü ailesinin desteğiyle bir avukatlık bürosu açtı fakat 2007 yılından alınan erken seçim kararı ve kapatılan DEP'in eski Milletvekili Hatip Dicle'nin siyasi yasağından dolayı milletvekili adaylığının kabul edilmemesi ile Selahattin Demirtaş çevresinin de telkini ile DTP ve EMEP, ÖDP ve SDP’nin katıldığı "Bin Umut Adayları" hareketinin desteklediği Diyarbakır bağımsız milletvekili adayı oldu ve seçilerek meclise girdi.[8]

Demokratik Toplum Partisi dönemi

2004 yılında hapisten çıkan kardeşi Nurettin Demirtaş'ın hızla yükselerek 2007 Şubat'ında önce genel başkan yardımcılığına ve daha sonra genel başkanlığa yükseldiği DTP'de Selahattin Demirtaş henüz daha 34 yaşında iken Grup Başkanvekilliği'ne getirildi. Abisi sahte çürük raporu alarak askerden kaçmaya çalıştığı iddiasıyla başlayan soruşturma neticesinde gözaltına alındı ve daha sonrasında 2008 yılının Nisan ayında uzun dönem askerliğini yapmak üzere birliğine teslim oldu[9]. Boşalan DTP genel başkanlığına Mayıs 2008'de Emine Ayna getirildi. Anayasa Mahkemesinin 2009 yılında DTP'yi "eylemleri yanında, terör örgütüyle olan bağlantıları da değerlendirildiğinde, devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğüne aykırı nitelikteki fiillerin işlendiği bir odak haline geldiği" gerekçesi ile kapatmasının[10] ardından bu davanın sürdüğü süreçte kurulan BDP'ye katıldı.

Barış ve Demokrasi Partisi dönemi

DTP'nin kurucuları ve önde gelen isimlerine uygulanan 5 yıllık siyaset yasağının da etkisi ile BDP'ye geçtikten sonra yapılan ilk olağanüstü genel kurulda 289 oyun 288'ini alarak 1 Şubat 2010'da genel başkanlığa seçildi.[11] BDP'de Genel Başkan olarak DTP'ye göre daha aktif bir siyaset izleyen Selahattin Demirtaş, başlangıcı 2009 yılı Oslo görüşmeleri olarak kabul edilen Çözüm Süreci'nde en başından itibaren aktif rol aldı. Uludere Olayı ve KCK davalarına aktif şekilde katıldı. Kürtçe savunmanın serbest bırakılması, uzun tutukluluk sürelerinin kısaltılması gibi konularda KCK davalarının sürdüğü 5 yıl boyunca önde gelen seslerden oldu. 2011 seçimlerinde partisi ve Emek, Demokrasi ve Özgürlük Bloku tarafından desteklenen bağımsız aday olarak Hakkari'den aday oldu ve milletvekili seçildi.[8]

HDP Genel Başkanları Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ.

Halkların Demokratik Partisi dönemi

2012 yılında daha geniş tabalı bir siyasi oluşum amacını güden HDP'ye geçen BDP kadroları ile birlikte hareket etti. 22 Haziran 2014'te Figen Yüksekdağ ile birlikte HDP eşbaşkanlığına seçildi. HDP eşbaşkanı iken Cumhurbaşkanlığı için partisi tarafından aday gösterildi. 7 Haziran 2015 Türkiye Genel Seçimleri için partisi tarafından İstanbul milletvekili adayı gösterildi.[2]

Cumhurbaşkanlığı seçimi

Selahattin Demirtaş'ın seçim afişleri

2014 yılı Ağustos ayında ilk defa referandum yoluyla yapılan 2014 Türkiye Cumhurbaşkanlığı Seçimi'ne katılan 3 adaydan biri olan Selahattin Demirtaş %9.76 oy alarak 3. sırada kaldı.

Seçim kampanyası süresinde devlet kanalı olan TRT'nin kendisine yeterli süre ayırmadığı yönünde eleştiriler yönelten Demirtaş bu konuda seçim kampanyasının sürdüğü dönemde TRT Haber , TRT 1, TRT Türk, TRT Avaz ve TRT ile RTÜK hakkında suç duyurusunda bulundu.[12] Seçim kampanyası süresince TRT'nin adaylara ayırdığı süreye ilişkin eleştirisini Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a yönelik "TRT senin kölendir, gece gündüz çalışsın" sözüyle ifade etti ve kendisi ile TV'de canlı yayına çıkma önerisine cevap vermeyen Başbakan'a bu konuda "Sen daha bizimle el sıkışmayı, bizimle selamlaşmayı zulüm sayıyorsan, sen herkesin Cumhurbaşkanı nasıl olacaksın?" eleştirisinde bulundu.[13] Seçim boyunca kadın nüfusun daha etkin rol oynaması üzerine yaptığı ve yüzde 50 kadın oyunun tümünü hedeflediği yöndeki açıklamalarından özellikle "Seçmenlerin yarısı kadın. Yüzde 50 artı 1 alan kazanacak. 1 erkeğe ihtiyacımız var. Ben de kendime oy veririm." cümlesi kampanyasının en ünlü sözlerinden oldu.[14]

Çözüm süreci

Başlangıcı 2009 yılındaki MİT-PKK Oslo görüşmeleri olarak kabul edilen çözüm sürecinde önce DTP Grup Başkanvekili daha sonra BDP ve HDP Eşbaşkanı olduğu tüm dönemlerde aktif olarak yer aldı.

2008-2009

2008 yılında DTP grup başkanvekilliği yaptığı dönemde Zaman Gazetesi'ne verdiği röportajda "Dağa çıkmış gençleri indirmek sadece DTP'nin sorunu mudur?" diyerek ve DTP'nin PKK'yı bitirebilecek bir olgu olarak görülmesinin hata olduğunu, DTP'nin PKK'nın etki alanındaki insanlara doğru üslupla ve elinde hükümetten aldığı argümanlar ve vaatlerle gitmesi gerektiğini aksi takdirde DTP'nin hiçbir misyonunun kalmayacağını söyledi. Kürt sorununun çözümü için "demokratik özerklik" çözümü hazırladıklarını, ancak bu önerilerin toplumda bölünme olarak algılanmasından ötürü ilerlemenin sağlanamadığını belirtti.[15]

2009 yılının Haziran ayında çözüm sürecinin başlaması için Başbakan Erdoğan'ın "Önce terörle aralarına mesafe koysunlar" cümlesine karşılık "Başbakan çözüm için ya DTP ya PKK ya da Abdullah Öcalan’la görüşmek zorundadır” dedi.[16] Eylül ayında İçişleri Bakanı Beşir Atalay tarafından açıklanan "Demokratik Açılım" paketinin içeriğinin yetersiz olduğunu söyleyerek Kürt sözcüğünü kullanmadan bir demokratik açılım yapmaya çalıştıklarını söyledi. Atalay’ın açıklamalarından sonra hükümetin açılımla ilgili iyi niyetinden kuşku duymaya başladıklarını belirten Demirtaş “Süreç tıkanmıştır veya bitmiştir demiyoruz. Yaptığımız değerlendirmeler hükümete, bu anlamda bir uyarıdır." dedi.[17]

Çözüm sürecinin başlamasında illa da muhalefet desteğinin şart olmadığını öne sürdü ve "Baykal ve Bahçeli'nin ikna olacağı bir çözüm planı DTP'yi ikna edebilir mi? Herkesi ikna etmekten vazgeçmeli Başbakan. Baykal'ı ikna çabası kriz demek. Baykal'ı ikna eden çözüm inanın ki sorunu çözmez. Baykal'ın ikna olacağı bir proje de Kürtleri ikna etmez" dedi.[18]

2009 Mayıs ayında başlayan KCK operasyonları çerçevesinde hazırlanan iddianamede adı Gültan Kışanak ile birlikte KCK'nın Avrupa sorumlusu olduğu iddia edilen Sabri Ok tarafından mazeret belirtmeksizin bazı görüşmeler için Avrupa'ya gelmesi yönünde talimat aldığı iddiasıyla geçti.[19]

2010-2011

2010 Ekim ayındaki bir röportajında çözüm sürecinde 1.5 senedir somut bir adım atılmadığını bildirdi. 2009 yılında başlayan operasyonlar ile hedef alınan KCK'nın ne olduğu şeklinde bir soruya da verdiği yanıtta bunun sivil yerel ve bölgesel meclisler şeklinde yapılanan silahsız bir oluşum olduğunu belirtti. Sınırötesi operasyonlar için hükümete verilen yetkilerin süreçle ilgili kafa karışıklığına neden olduğunu ve kendi görebildikleri kadarıyla PKK'nın eylemsizlik kararını uzatmaya eğilimli olduğunu belirtti.[20]

2011 Genel Seçimleri ve Suriye İç Savaşı sebebiyle yavaşlayan görüşme süreci Selahattin Demirtaş'a göre 2010 yılında başlayan Arap Baharı rüzgarından korkulduğu için 2011 seçimlerinden sonra rafa kaldırıldı. Arap Baharı yaşayan toplumlarda örgütlü bir yapı ve lider olmadığı için hükümetin Kürt hareketi temsilcileri ile resmi müzakereler yapmasının Arap Baharı'ndaki diğer örgütsüz hareketlere örnek oluşturacağından korkulduğunu bu sebeple uluslararası güçler ve AK Parti'nin ortak kararı ile müzakere yerine sindirme ve tasfiye politikasına geçiş yapıldığını söyledi.[21]

2009 yılından beri artarak devam eden KCK ile ilgili tutuklamaların sürece zarar verdiğini savundu ve pek çok BDP'linin bu davalar kapsamında tutuklanmasını "KCK operasyonları adı altında Parti Meclis üyemiz, belediye başkanımız, bütün parti çalışanlarımız tutuklanıyor. Eğer KCK buysa, KCK genel başkanı ben oluyorum." sözleriyle eleştirdi. Tutuklamaların vardığı boyutu "İstanbul il teşkilatımız 50 kişiden oluşuyordu. Bunlardan 48'i tutuklandı. 48 kişiyi KCK atamış kalan 2 kişiyi yönetsin diye"[22] sözleriyle eleştirdi ve KCK tutuklamalarının MİT-PKK Oslo görüşmelerindeki tavır ile uyumlu olmadığını "Bu tutukladıklarınızın yüzde 99'unun KCK ile hiçbir alakası yoktur. Bunu Başbakan da savcı da biliyor. Nerden biliyorlar? Kendilerini tanıyorlar. Kandil'de, Oslo'da, Ankara'da görüştüler. Kendileri KCK'lı kim biliyorlar" sözleriyle ifade etti.[23]

2012-2013

2011 yılı sonunda gerçekleşen Uludere Olayı, KCK operasyonlarının devam etmesi ve PKK'ya yönelik askeri operasyonlar sebebi ile durma noktasına gelen süreç ile ilgili 2012 Haziran'ında verdiği röportajda sürecin hükümet kanadının PKK'nın 6 ay gibi kısa sürede bitirileceği gibi bir kanaate inandırılmış olmasına bağladı. Mart ayında AKP-BDP arası heyetler bazında görüşme önerdiklerini ancak AKP kanadının diplomatik yöntemler, ekonomik açılımlar ve demokratikleşmeyi içeren farklı metodların bir arada kullanımı sayesinde PKK’nın bahar-yaz döneminde kökünün kazınacağı yönünde kendilerine yapılan telkinler sonucu bu önerilerini kabul etmediğini söyledi. 2012 yazıyla birlikte bu senaryonun tutmadığının anlaşıldığını belirtti. Gelinen noktada çözüm sürecinin ilerlemesinin ön koşulunun Oslo görüşmeleri sonrası hazırlandığı söylenen protokolün devreye girmesi ve Öcalan ile direk görüşmelerin başlaması olduğunu söyledi.[24]

Oslo görüşmelerinin içeriğinin basına sızdırılmasının da sürecin ilerlemesine engel olmak isteyen güçler tarafından hükümeti zora sokmak için yapıldığını iddia etti.[25]

2013 Ocak ayında PKK lideri Abdullah Öcalan ile İmralı Adası'nda direk görüşmelerin başlaması sonrasında adaya giden 3. HDP heyetinde olan Demirtaş PKK lideri Abdullah Öcalan'ın "40 yıldır devam eden isyan" olarak tanımladığı Kürt Sorunu'nu bitirmekte karalı olduğunu ancak parlamentonun çatışmaların durması ve bunun sürekli hale gelebilmesi için gerekli kararları alabilme kararlılığı konusunda kuşkuları olduğunu belirtti.[26]

2013 yılının Haziran ayında sürecin 2. kısmının başladığını ifade etti. Bu süreç içinde hala KCK tutuklularının serbest bırakılmamasını eleştirdi.[27]

2014-2015

HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, Partisinin düzenlediği yemekte konuşma yapıyor.

Yerel seçim ve Cumhurbaşkanlığı seçimi sebebiyle yoğun bir gündem ile ilerleyen 2014 yılının Temmuz ayında yürürlüğe konan Terörün Sona Erdirilmesi ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun'u olumlu bir gelişme olarak gördüklerini söyleyen Demirtaş Ekim ayında Irak ve Şam İslam Devleti (IŞİD) güçlerinin Kuzey Suriye'deki Kobani (Ayn el-Arap) bölgesine ilerleyişleri sonrası bölgedeki PYD güçleri ile IŞİD militanları arasında yaşanan çatışmada Türkiye'nin PYD güçlerine geçiş koridoru açması için hükümete baskı oluşturmak amacıyla HDP Merkez Yürütme Kurulu imzalı 6 Ekim 2014 tarihli bir çağrı yayınlandı. Bu çağrıda “IŞİD saldırılarını ve AKP iktidarının Kobani'ye ambargo tutumunu protesto etmek üzere halklarımızı sokağa çıkmaya ve sokağa çıkmış olanlara destek vermeye çağırıyoruz" dendi.[28] Bu çağrı sonrası gelişen Kobani Eylemleri'nde 35 kişi yaşamını yitirdi. Bu çağrıyı kendisinin yapmadığını, parti yürütme kurulu kararı olduğunu belirten Demirtaş yine de sorumluluğu üstlendiğini ancak bu konunun kendisini kişisel karalama amaçlı kullanıldığını söyledi. Eylemler sonrası bu süreçte uyguladıkları siyasetin yüzde yüz doğru olmadığını kabul ettiğini fakat olayların tüm sorumluluğun partisinde olmadığını söyledi, çözüm sürecinin zorlaştığını fakat tekrar yürütülmeye başlanmasının imkansız olmadığını savundu.[29]

2014 Kasım ayında sürecin bitip bitmediği yönündeki bir soruya da "Öcalan ya da hükümet süreç bitti demedikçe karşılıklı olarak devam eder" yanıtını verdi.[30]

Demirtaş, İstanbul Barış Bloku'nun "Barışı biz inşa edeceğiz" mitinginde konuşan konuşma yapıyor.

2015 28 Şubat'ta Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan ve HDP heyeti arasında sağlanan 10 maddelik Dolmabahçe mutabakatının sonunda HDP'den PKK'ya yapılan silah bırakma için kongre çağrısının ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın “Ne Kürt sorunu, artık böyle bir şey yok”[31] ve daha sonrasında 10 maddeye ithafen "Bu metnin demokrasi adına neresini kabul edeceğim" sözlerini ve izleme heyetine karşı çıkışını[32] seçime yönelik propaganda olarak gören Demirtaş "Kapalı kapılarda kabul edilenler, açık kapıya çıkıldığında reddediliyor. Hükümet İmralı'da söylenen her şeyi dışarıda inkâr ediyor" dedi.[33] HDP grup toplantısında söylediği "Recep Tayyip Erdoğan! Seni Başkan yaptırmayacağız" sözü ve PKK lideri Abdullah Öcalan'ın Nevruz mesajında silahsızlanma çağrısına yer vereceğini düşünmediğini belirten açıklamaları[34] Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan tarafından "Öcalan'ın iradesine ipotek koyma" amaçlı "menfi" ve "ön kesmeye yönelik CHP tarzı siyaset anlayışı" olarak nitelendirildi.[35]

4 Mayıs'ta FOX TV'de katıldığı Liderler FOX'ta programında Çözüm Süreci'nin dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan'ın güçlü liderliği sayesinde başladığını fakat kendisinin liderlik egosunun şu an çözüm sürecinin önünde en önemli engel olduğunu söyledi.[36] Dolmabahçe metninin hükümet tarafından sahiplenilmediğini iddia etti ve bunun sebebinin yapılan mutabakatın AKP'ye kendi seçmen tabanında oy getirmediğinin görülmesi olduğunu söyledi. Buna kanıt olarak da çözüm sürecinin AKP'nin seçim bildirgesine dahi girememiş olması ve bunun Başbakan Ahmet Davutoğlu tarafından "Matbaaya giderken yolda düşmüş" şeklinde açıklanması olduğunu söyledi.[37]

Hakkında açılan soruşturmalar

Selahattin Demirtaş hakkında sokağa çıkma yasağının sürdüğü Sur için yaptığı yürüyüş çağrısı nedeniyle soruşturma başlatıldı.[38][39]

93 kez PKK propagandası yapmakla suçlanan Demirtaş hakkında 2013 yılında İstanbul'da yapılan nevruz kutlamasında yaptığı konuşmada PKK'yı ve örgütün kurucusu Abdullah Öcalan’ı övdüğü gerekçesiyle “Terör örgütü propagandası” suçundan 5 yıl hapis istemiyle iddianame hazırlandı.[40][41][42][43]

Siyasi ve toplumsal alanlardaki görüşleri

2016 Türkiye askerî darbe girişimi

Selahattin Demirtaş, Ağustos 2015

15-16 Temmuz 2016 tarihleri arasında kendilerini "Yurtta Sulh Konseyi" olarak adlandıran bir grup asker tarafından askeri darbe girişimi gerçekleşmiştir. Demirtaş 16 Temmuz tarihinde yaptığı açıklamada darbeye karşı olduğunu, girişimin Türkiye'de hala demokrasi olmadığının göstergesi olduğunu belirtmiştir.[44]

1915 Ermeni Kırımı

1915 Ermeni Kırımı konusunda CNN Türk'te Hakan Çelik ile konuşmasında geçmişte insan hakları avukatlığı yaptığı dönemden beri "soykırım" kavramını savunduğunu belirtmiş, bölgede yaşayan Türklerin ve Kürtlerin de sorumluluğunun olduğunu fakat bu konuda asıl sorumlunun dönemin İttihat ve Terakki Partisi olduğunu söylemiştir. Osmanlı mirasını en çok sahiplenen AKP'nin bu mirası da sahiplenmesi gerektiğini eğer sahiplenmek istemiyorlarsa da ortak bir araştırma komisyonu vasıtasıyla bu dönemin acı ve travmaları ile yüzleşilmesi gerektiğini söylemiştir.[45] Ermeni Kırımının inkarının Türkiye'deki tüm halkların omzuna bir yük olarak hükümetler tarafından bindirildiğini belirten Demirtaş, Almanya'daki Nazi soykırımından ötürü günümüz Alman toplumunun sorumlu tutulmamasını örnek göstererek 1915 Ermeni Kırımı'nın da İttihat ve Terakki'nin sorumluluğunda gerçekleşmiş olduğunun kabulüyle toplumun sürekli olarak zan altında bırakılmasının ve olayların yükünü taşımasının önüne geçilmesi gerektiğini söylemiştir. Hükümetin başka konularda İttihat ve Terakki'nin "bu topraklara zulüm getirdiği" yönündeki açıklamalarına rağmen bu konuda İttihat ve Terakki'yi savunan tavrını da anlamadığını belirtmiştir.[46]

"Yüzyıldır, 1915 yılından bu yaşanan İttihat Terakki siyasetinin, o dönemki anlayışın bu topraklara mal ettiği bu onursuzluğu omuzumuza yıkmaya çalışıyorlar. Ben merak ediyorum. Özellikle de hükümet ve diğer muhalefet partilerine, siz İttihat ve Terakki’nin başka hangi faaliyetlerini üstleniyorsunuz ki şu Ermeni meselesindeki durumunu omuzlarımıza ve toplumun omzuna yük olarak katıyorsunuz. İttihat Terakki'ye yeri geldiğinde söylemediğiniz laf kalmıyor, yeri geldiğinde "İttihat Terakki anlayışı bu topraklara zulüm getirmiştir" diyorsunuz. Ama, her ne hikmetse mesele Ermeni meselesine geldiğinde Enver'den daha çok Enverci, Talat'tan daha çok Talatçı olabiliyorsunuz. Hayretle karşılıyorum."[46]

AGOS gazetesine verdiği demeçte de Ermeni sorunu çözülmeden Türk ve Kürt nüfus arasında varılacak bir uzlaşmanın da Türkiye Cumhuriyeti ile Kürtler arasında diğer halkların kanı üzerine kurulmuş kaypak bir uzlaşma olacağını söylemiştir.[47]

Abdullah Öcalan ve PKK

İmralı adasına giden 3. BDP heyetinde bulunan Demirtaş Abdullah Öcalan ile İmralı'da ilk karşılaşmasının kendisi için çok heyecan verici olduğunu, ayakta el sıkıştıktan sonra bir süre elini bırakamadığını, Öcalan'ın kendisine karşı büyük bir sevgisi ve sempatisi olduğunu hissettiğini söylemiş, 1999 yılında yakalanıp Türkiye'ye getirildiğinde TV başında ağladığını belirtmiştir.[48] FOX TV'de yayınlanan Liderler FOX'ta programında ise ondan etkilendiğini, kitaplarının tamamını okuduğunu, İmralı savunmalarındaki perspektifin partisinin kuruluşunun ana temellerini oluşturduğunu, Türkiye'de Öcalan'a önyargıyla yaklaşıldığını fakat Ortadoğu toplumlarının yarasına merhem olacak çözümler sunduğunu, mezhepçilik, ulus-devlet, egemenlik, kadın hakları gibi konularda gerçekleşebilir çözümleri olduğunu söylemiştir. İmralı savunmasına "Türkiye halklarından yol açtığım acılardan ötürü özür diliyorum" diyerek başlamasının kendi özeleştirisini yapabildiğini gösterdiğini ancak devletin henüz buna karşılık vermediğini söylemiştir.[49]

2009 yılında Star Gazetesi'ne verdiği röportajda PKK'nın DTP'den önce var olmuş, teşkilatlı, Avrupa'dan ABD'ye örgütlü, eli silahlı bir örgüt olduğunu ve Kürt sorununun çözümünde[PKK'nın çözüme engel olmadığına tam tersine PKK'nın çözüm isteyen, savaşı istemeyen bir güç olduğuna inandığını belirtmiştir.[18] 2012 yılında verdiği röportajda PKK'da herhangi bir hakimiyet sorununun olmadığını, liderinin Abdullah Öcalan olduğunu belirtmiştir.[24] 2012 yılında BBC'ye verdiği demeçte PKK’nin yürüttüğü askeri hamlelerin partisi ile ilişkisi olmadığını, BDP'nin demokratik, legal siyaset yapan bir siyasi parti olduğunu dolayısıyla PKK’nin herhangi bir hamlesinin, herhangi girişiminin BDP’yle ortak yapılmasının mümkün olmadığını belirtmiştir. Buna karşılık PKK’nin yürüttüğü bütün faaliyetlerin BDP’nin tabanını doğrudan etkilemesi sebebiyle BDP'nin siyasetini bu gelişmeleri dikkate alarak oluşturduğunu söylemiştir.[50]

Eylül 2016'da, Almanya'da yayınlanan Süddeutsche Zeitung adlı gazetede yer alan konuşmasında "Biz PKK'yı terör örgütü olarak tanımlamıyoruz. Ancak, sivilleri hedef alan eylemlerini terör olarak nitelendiriyoruz. Bunu protesto etmekten de geri kalmıyoruz." ifadelerini kullandı.[51]

Alevilik

Alevilik tanımının devlet tarafından yapılmasının doğru olmadığını belirtmiş, bunun Alevilerin kendi kararı olması gerektiğini ve devletin de bunu kolaylaştırıcı olması gerektiğini, Aleviler için Cemevi bir ibadethane ise devletin "Değildir" deme hakkının olmadığını söylemiştir.[52] Alevi nüfustan alınan verginin Diyanet İşleri Başkanlığı aracılığıyla sadece cami yapımında kullanılmasının doğru olmadığını, farklı din ve mezheplerden toplanan vergilerin tek bir din ve mezhebin ihtiyaçları doğrultusunda harcanmasının Anayasa'ya aykırı olduğunu iddia etmiştir.[53] Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın "Eğer Alevilik Hz. Ali'yi sevmekse ben dört dörtlük bir Alevi'yim" sözlerine karşılık bu tanımın Alevilerin geçmişte çektiği acıları ve toplumdaki dışlanmalarını yok saydığını belirtmiştir.

"Alevilik sadece Ali'yi sevmek değildir, Alevilik Kerbela'da, Çorum'da, Maraş'ta katledilmektir. Sivas'ta yanmaktır. Alevilik Türkiye'de ikinci sınıf yurttaş olmak, sırf Alevi olduğundan okulda ve işyerinde hor görülmektir (...)Başbakan bunları olabiliyorsa Alevi olabilir olamıyorsa kusura bakmasın kendine mikrofonun önünde Aleviyim demekle dört dörtlük Alevi olunmaz"[54]

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu'nun da Alevilerle ilgili sorunlara seçim mitinglerinde az yer ayırmasını CHP'nin parti politikasına bağlayarak "Alevi" tanımının "Kürt" tanımında olduğu gibi bölücülük olarak görülmemesi gerektiğini söylemiştir.[55]

"Tam 104 miting iki büyük kurultayda bu ülkenin temel sorunları arasında yer alan Alevi sorununu, Alevi sözcüğünü ağzınıza almadan geçiştirdiniz. Bu bir yetenek, maharet ister. Merak ediyorum, Alevi sorunu derken hangi kavramı kullanacaksınız. ‘O şeylerin şey sorununu şey yapacağız’ mı diyeceksiniz? Aleviye Alevi, Kürde Kürt denir. Aleviler Cemevi'ne gider, Kürtler Kürtçe konuşur. Bu böyledir bunu öğreneceksiniz. Bu bir ayrışma, bölme değil. Önce farklılıkları kucaklayacak kadar yürekli olacaksınız"

2012 ve 2014 yılında Sivas'ta yapılan Sivas Katliamı'nı anma töreni'ne katılan Selahattin Demirtaş 2012 yılında bu törene parti başkanı düzeyinde katılan ilk isim olmuştur.[56]

Ana dili

Kendisinin bilimsel açıdan bakıldığında ana dilinin Türkçe olduğunu çünkü anne babasının kendi aralarında Zazaca konuşmasına rağmen çocuklarına Türkçe öğrettiklerini ve kendisinin Zazaca'yı daha sonra kendi imkanıyla öğrendiğini belirtmiştir.[15] Kürt toplumunun eğitim seviyesindeki düşüklüğün sebeplerinden birinin ana dilinde eğitim alamaması olduğunu, bunun sonucunda da toplumda yoksul, hırsız denince akla Kürt toplumunun gelir olduğunu söylemiştir. Yine de savundukları demokratik özerklik çözümünün ana dili'nden önde geldiğini söyleyerek sadece ana dili veya bazı kültürel haklar ile Kürt toplumunun demokrasiye geçişinin mümkün olamayacağını belirtmiştir.[18] Çözüm Süreci sırasında CHP tarafından hazırlanan raporda Kürtçe eğitime karşı çıkılmasını ve CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu'nun Alevi bir Kürt olmasına rağmen bu şekilde bir rapora imza atmasını eleştirmiştir.[57]

Anayasa

2010 yılındaki Anayasa değişikliğini kendi Anayasa taleplerinin uzağında bulduğunu, Anayasa'nın tümüyle değişmesi gerektiğini belirtmiştir.[58] Anayasa'daki Türk tanımının ayırıcı bir unsur olduğunu ifade eden Demirtaş 1924 Anayasası ile getirilen Türklük tanımının bu tarihten önceki Türk toplumlarını yok sayarak Türk tarihinin 1924'te başladığını varsaydığını  savunmuştur. Anayasa'daki tanımın kapsayıcı nitelikte olmadığını savunan Demirtaş, "Biz Kürtler Orta Asya'dan gelmedik" diyerek Anayasa'daki tanımların diğer etnik grupları dışladığını ve onlara politika olarak bugüne kadar "siz yoksunuz" dendiği için geçmişteki sıkıntıların yaşandığını söylemiştir.[8] Anayasa'daki "Türk Bayrağı" gibi bazı tanımların da ülke yerine etnik kimlik temelli olmasından ve bu gibi konuların geçmişte etnik kimliğini inkar amaçlı kullanılmasından ötürü bölge halkında bazı kırılmalara yol açtığını belirtmiştir.[18]

"Türk milleti artık kapsayıcı bir tanım olmaktan çıktı. 1921 Anayasası'nda böyleydi, 1924'te değiştirildi. Türk milleti birden o tarihte başladı ise Türk tarihinin 1924 öncesine gitmemesi lazım. Ama açın bakın kitaplara, Türk tarihi Orta Asya'dan, Uygurlardan başlar. Dil, edebiyat da Orta Asya'dan başlar. Eğer Kürtler Türk milletinin bir parçası ise şuna cevap vermek lazım: Biz Kürtler Orta Asya'dan gelmedik. Araplar da Ermeniler ve Rumlar da gelmedi. Hepsinin ortak tarihi, edebiyatı, folkloru değil orası. Her birinin ayrı bir kültürü, dili var. 1924'te 'Biz yeni bir milletiz ama hepimizin farklı dilleri var, bu korunacak, Türkçe ortak dil olacak, Türkçe bizi millet yapacak' denseydi sorun olmazdı. 'Siz Türksünüz, herkes Türkçe konuşacak, başka dilde eğitim yasak, siz yoksunuz' dendi ve sorun yaşandı. Artık yeniden başa dönemeyiz."[8]

Diyanet İşleri Başkanlığı

Dinin devlet eliyle yönetilmesine karşı olduğunu belirten Demirtaş, Diyanet İşleri Başkanlığı'nin kaldırılmasını ve yerine farklı mezhepleri de kapsayan bir inanç kurumu oluşturulmasını savunduklarını söylemiştir.[59] Diyaet İşleri Başkanlığı'nın yayınladığı hutbelerin büyük çoğunluğunun devlet sevgisini Allah sevgisinden daha fazla öne çıkardığını öne süren Demirtaş, görevden alınan eski Diyanet İşleri Başkanı Ali Bardakoğlu'nun da "Başörtüsü takmayan bir kadın da Müslüman olabilir" sözü sebebiyle görevden alındığını iddia etmiş ve hükümetin başörtü meselesini oy aracı olarak kullandığını iddia etmiştir.[60] İmamların terörle mücadele gibi bir görevi olmayacağını fakat hükümetin imamları tek millet, cemaat ve AKP propagandası için kullandığını belirtmiştir.[61]  Mısır'ın eski Cumhurbaşkanı Mursi hakkında verilen idam kararının onay için Mısır Müftü'süne gönderilmesine de atıfta bulunan Demirtaş "(...)bir din adamı devletin emrinde olursa, dinin, Allah'ın emirlerini değil, yöneticilerin emirlerini uygular" diyerek kendisinin inançların özgürleşmesi adına bu konuyu savunduğunu ve bu sebeple dinsiz ilan edildiğini söylemiştir.[62] 

Gezi Parkı Olayları

BDP milletveklili Sırrı Süreyya Önder'in Gezi Parkı protestolarında ilk günlerde ön saflarda bulunmasına rağmen BDP'nin olaylara mesafeli durması ve daha sonrasında bu olayların Çözüm Süreci'ne zarar verebileceğine ilişkin kaygılarını içeren "Biz Gezi Parkı’nda yaşananların müzakere karşıtlığına çevrilmesine izin vermeyeceğiz. Çünkü biz onlarla hareket etmiyoruz. Kesinlikle ırkçı ve faşistlerle aynı etkinlikler içinde olmayız. Bizim tabanımız ne yapacağını bilir"[63] sözlerinin "Gezi'deki darbeciler"[64] olarak algılanarak yoğun tepki çekmesinin ardından bu konulara "Gezi direnişiyle değil, bu halk hareketini askeri darbeye kadar götürebilir miyiz diyenlerle aramıza mesafe koyduk"[65] diyerek açıklık getirmeye çalışmıştır.

Olayların ilerlediği dönemde "Gezi Parkı’ndaki insanlar ağacın dallarında yapraklarının arasında özgürlük aramışlardır, o ağaca baktıklarında özgürlük görmüşlerdir" sözleriyle daha ılımlı bir çizgi izleyen Demirtaş olaylar süresindeki Başbakan ve hükümetin katı tutumunu "İnsanların kişiliklerine bu kadar egemen, üstten bakış açınız bu isyanın nedenidir" sözleriyle ve eyleme katılanların Başbakan Erdoğan tarafından "3-5 çapulcu" olarak nitelenmesini "ülkenin bir tek çapulcu tarafından yönetilmesindense 3-5 çapulcu tarafından yönetilmesi daha demokratiktir" diyerek eleştirmiştir.[66]

Kadın Hakları

Özellikle Cumhurbaşkanlığı seçimi sırasında ön plana çıkardığı kadın hakları konusunda Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın kadının toplumdaki yeri konusundaki söylemlerine istinaden kadını bir kuluçka makinesi gibi, erkeklerin zevkine sunulacak bir mal gibi gören, "Gördüğünüz ilk erkekle uzatmayın evlenin" diyen bir zihniyeti kadınların oy verirken değerlendirmesi gerektiğini söylemiştir.[67] Türkiye'deki erkek egemenliğinin "devlet baba" sözündeki gibi devlet işleyişine egemen olduğunu ve toplumun yarısını oluşturuan kadınların devlet tarafından olduğu gibi baba, kardeş tarafından da ikinci sınıf insan muamelesi gördüğünü, bunun da egemenliğin kadın bedeni üzerinden tekrar tekrar yanlış şekilde üretilmesine yol açtığını ve toplumun genelinde özgürlük ve demokrasinin yerleşmesine engel olduğunu söylemiştir.[68]

Özerklik

2009 yılında Star gazetesi'ne verdiği röportajda Kürt toplumunun günümüzde bölünme yerine demokratik bir toplum örgütlenmesine yönelik bir çözüm istediğini belirtmiştir.[18] Kendi Twitter hesabından yaptığı açıklamada ise ulus-devlet anlayışını bir çözüm olarak görmediğini bu sebeple Kürt nüfus için de ulus-devlet modelinin uygun bir çözüm olmadığını söylemiştir.

"Ulus devleti çözüm olarak görmek, havuzun dibinde boğulmak üzereyken bir bardak su içmeye çalışmak gibidir. Oysa senin ihtiyacın su değil, oksijendir. Havuzdan çıkıp nefes alman gerekir. Ulus devleti azaltıp, toplumsal özgürlüğü çoğaltmamın gerekir.Bu nedenle;devlet talebi,toplumsal ve köklü bir demokrasi talebinden daha ileri bir talep değildir."[69]

2011 yılı sonunda yaşanan Uludere Olayı'nın ardından anma töreninde yaptığı konuşmada geçmiş yıllara göre çok daha sert bir ton ile bu olayın tekrarlanmamasının tek yolunun özerklik veya benzeri bir bölgesel yönetim çözümü olduğunu söylemiştir.

"Kürdistan yok diye mi bize bu zulmü yapıyorsunuz? O zaman Kürt halkı onu tamamlamalıdır. Kürt halkının da bir Kürdistan'ı olmalıdır. Ama özerk, ama federal, ama bağımsız. Bu halkın devleti yok diye bu zulüm politikalarını dayatacaksanız, eksiklik bu ise Kürt halkı artık bu eksikliği tamamlamalı."[70]

2013 yılında Agos gazetesine verdiği röportajda Kürt toplumundaki kopmanın geçmişe göre daha fazla olduğunu, devletin Türk kimliğinin geçmişe göre daha fazla hissedildiğini, devletin artık Kürt nüfus adına tek başına yönetim yetkisini kullanmak yerine özerk yönetim, bölgesel yönetim gibi çözümlere yönelmesi gerektiğini veya Kürtlerin toplum olarak bağımsızlık talebi var ise devletin bunun müzakeresini yapması gerektiğini ancak kendi arzusunun ortak sınırlar içinde egemenlik paylaşımı olduğunu söylemiştir.[47]

Uludere Olayı

2011 Aralık ayının sonlarında gerçekleşen Uludere Olayı'nın üstünün örtülmeye çalışıldığını savunmuş, Uludere'nin Kürt asıllı Kaymakamı'nı olayın üstünün kapatılacağı ve delillerin karartılacağı konusunda uyardıklarını fakat kendisinin bu uyarıları dikkate almadığını ve olaydan sonra tayin edildiğini belirtmiştir.[71] Olaydan Başbakan'ın bilgisi olduğunu bu sebeple sorumluluğu olduğunu söylemiş[2], daha sonrasında Başbakan Erdoğan'ın "Vur emrini ben vermedim" sözlerine "Kendisi vermediyse kimin emri verdiğini biliyor demektir"[72] şeklinde yanıt vermiştir. Köylülerin kaçakçı olarak tanımlanmasına da karşı çıkmış ve "Burada kaçak olan bu yapay sınırdır. Kürdün kardeşiyle yaptığı alış veriş kaçakçılık değildir" diyerek bunun bölge coğrafyasında sonradan oluşturulmuş sınırların bir sonucu olduğunu ifade etmiştir.[70]

Olaydan 2 yıl sonraki anma töreninde bölgedeki insanların olaydan ötürü sahipsizlik duygusuna kapıldıklarını ve savundukları özerk yönetimin gerekliliğini bu olayın daha net şekilde ortaya koyduğunu "Uludere Hastanesi'nde olayı kapatmak için uğraşan savcıları gördüğümüz zaman, kaymakamı, emniyet amirlerini gördüğümüz zaman anladık ki Kürdün tek eksiği Kürdistan'dır" sözleriyle ifade etmiş, 17-25 Aralık sürecinde ortaya çıkan AK Parti-Gülen Hareketi Çatışması'na atıfta bulunarak takipsizlik ile noktalanan yargılama sürecini eleştirmiştir.[2]

Zorunlu askerlik

Vicdani Ret'i savunduğunu belirten Demirtaş, bedelli askerlik politikalarını " Parası olan, durumu iyi olan, zengin olan, bu parayı bir çırpıda verebilecek olan askere gitmesin, fakir, yoksul askere gitsin demek adaletsizliktir" diyerek eleştirmiş ve askerliğin gönüllü olarak yapılmasını savunmuştur.[73]

Eleştiriler

Özel hayatı

10 Nisan 1973 Palu, Elâzığ doğumlu Selahattin Demirtaş'ın babası Tahir annesi ise Sadiye Demirtaş'tır. Annesi ev hanımıdır, babası kendi tesisatçı dükkanını açmıştır ve halen kendi dükkanını işletmektedir. 2'si erkek, 4'ü kız toplam 6 kardeşi bulunmaktadır. Kız kardeşi Aygül Demirtaş da kendisinden 2 yıl sonra Hukuk bölümünü kazanmıştır ve mezuniyetinden sonra bir süre Selahattin Demirtaş ile birlikte serbest avukatlık yapmıştır. Diğer 3 kız kardeşinden 2'si öğretmenlik 1'i tasarımcılık yapmaktadır. Erkek kardeşlerinden Nurettin Demirtaş 22 yaşında iken 22 yıl hapis cezasına çarptırıldıktan sonra 2004 yılında tahliye olmuş, BDP'nin 2007'de Genel Başkanı olmuş ancak bugün hakkındaki hapis kararları sebebiyle Erbil'de yaşamaktadır.[79] Diğer kardeşi Süleyman Demirtaş ise tekstil mühendisi olarak çalışmaktadır. Çocukluk yıllarında tanıştığı Başak Demirtaş ile evlenmiştir, eşi anaokulu öğretmeni[80] dir ve bu evlilikten 2004 doğumlu Delal ve 2007 doğumlu Dılda isimli iki kızı bulunmaktadır. Aile bireyleri, kendisini "Selahattin" adıyla değil, güzel bir bebek olduğu için koyulması düşünülen ancak resmi olarak kayıtlara geçmeyen "Eser" adıyla çağırmaktadır.[18]

Kaynakça

  1. 1 2 http://www.hurriyet.com.tr/pazar/14161426.asp
  2. 1 2 3 4 http://www.mynet.com/haber/guncel/hdp-milletvekili-adaylari-kesin-listesi-yskya-teslim-edildi-1782996-1
  3. "Son dakika: Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ tutuklandı! İşte o cezaevine götürüldü...". Milliyet. 4 Kasım 2016. http://www.milliyet.com.tr/son-dakika-haberi-selahattin-demir-gundem-2339085/. Erişim tarihi: 4 Kasım 2016.
  4. "Demirtaş K.Irak'ta Kürt konferansında konuştu". ensonhaber.com. 19 Şubat 2012. 4 Mart 2016 tarihinde kaynağından arşivlendi. http://web.archive.org/web/20160304055640/http://www.ensonhaber.com/demirtas-kirakta-kurt-konferansinda-konustu-2012-02-19.html. Erişim tarihi: 15 Nisan 2013.
  5. Türkdoğan, Orhan. DOĞU VE GÜNEYDOĞU SORUNLAR VE ÇÖZÜM YOLLARI. IQ Kültür Sanat Yayıncılık. s. 16. ISBN 9789752552623.
  6. http://www.haberturk.com/yazi-dizisi/haber/1040409-demirtasin-bilinmeyenleri
  7. http://www.radikal.com.tr/politika/demirtasa_hapis_cezasi-1021155
  8. 1 2 3 4 http://www.selahattindemirtas.net/sabit_sayfalar/view/1
  9. http://www.radikal.com.tr/politika/usta_asker_demirtas_birligine_teslim_oldu-882174
  10. http://www.hurriyet.com.tr/gundem/13176916_p.asp
  11. http://www.cumhuriyet.com.tr/haber/diger/116730/Demirtas__yeni_Genel_Baskan_.html
  12. http://www.cumhuriyet.com.tr/haber/siyaset/94365/Selahattin_Demirtas_tan_TRT_ve_RTUK_hakkinda_suc_duyurusu.html
  13. https://www.youtube.com/watch?v=b70cah_OgeQ
  14. http://www.hurriyet.com.tr/gundem/26890123.asp
  15. 1 2 http://www.zaman.com.tr/roportaj_problemimiz-sistemle-turklerle-degil_765496.html
  16. http://www.ntv.com.tr/arsiv/id/24977578
  17. http://arsiv.taraf.com.tr/haber-hukumet-guven-versin-40029/
  18. 1 2 3 4 5 6 http://www.nasname.com/a/dtp-grup-baskanvekili-selahattin-demirtas-kurt-acilimini-degerlendirdi
  19. http://www.hurriyet.com.tr/gundem/11744480.asp
  20. http://www.ntv.com.tr/arsiv/id/25141356
  21. http://kadrajagirmeyen.blogspot.com.tr/2012/10/demirtas-meclise-kpssyle-girmedik.html
  22. http://www.haberturk.com/gundem/haber/676053-demirtas-kck-operasyonlarini-degerlendirdi
  23. http://www.radikal.com.tr/politika/demirtastan_akpye_son_30_yilin_en_ahmak_isini_yapiyorsunuz-1071017
  24. 1 2 http://arsiv.taraf.com.tr/yazilar/nese-duzel/selahattin-demirtas-askerleri-pkk-nin-onune-niye/21971/
  25. http://www.ensonhaber.com/oslo-belgeleri-hukumet-zora-girsin-diye-sizdirildi-2012-10-03.html
  26. "Roboski'nin hesabı sorulsun!". ozgur-gundem.com. http://www.ozgur-gundem.com/?haberID=59838&haberBaslik=Demirta%C5%9F:%20K%C3%BCrd%C3%BCn%20K%C3%BCrdistan%E2%80%99%C4%B1%20olmal%C4%B1%20ki%20Roboski%E2%80%99nin%20hesab%C4%B1%20sorulsun!&action=haber_detay&module=nuce.
  27. http://www.milliyet.com.tr/bdp-genel-baskani-ndan-flas/siyaset/detay/1725886/default.htm
  28. http://www.hurriyet.com.tr/gundem/27340041.asp
  29. http://www.milliyet.com.tr/demirtas-surec-toparlanamayacak/siyaset/ydetay/1954579/default.htm
  30. http://www.bugun.com.tr/gundem/bu-aciklama-cok-tartisilir-haberi/1334914
  31. http://www.hurriyet.com.tr/gundem/28461106.asp
  32. http://www.radikal.com.tr/politika/erdogan_10_maddeye_de_karsiyim-1318912
  33. http://www.aljazeera.com.tr/haber/demirtas-bunlar-secim-atraksiyonu
  34. http://www.milliyet.com.tr/demirtas-kongre-cagrisi-olmayacak/siyaset/detay/2029356/default.htm
  35. http://www.hurriyet.com.tr/gundem/28492316.asp
  36. https://www.youtube.com/watch?v=Ehag38eRP84
  37. http://www.internethaber.com/demirtastan-flas-cozum-sureci-cikisi-785689h.htm
  38. http://www.birgun.net/haber-detay/selahattin-demirtas-in-sur-cagrisi-hakkinda-sorusturma-105185.html
  39. http://www.imctv.com.tr/sur-cagrisi-nedeniyle-demirtas-ve-yukseke-sorusturma/
  40. http://www.cnnturk.com/turkiye/selahattin-demirtas-bana-degil-savcilara-sorusturma-acilsin
  41. http://www.cumhuriyet.com.tr/haber/turkiye/583374/Demirtas_ve_Onder_icin_5_yil_hapis_istemi.html
  42. http://www.bbc.com/turkce/haberler-dunya-37057611
  43. http://www.trthaber.com/haber/gundem/demirtas-ve-onder-hakkinda-5-yila-kadar-hapis-istemi-265860.html
  44. http://www.ensonhaber.com/demirtas-darbe-girisimini-kinadi-2016-07-16.html
  45. https://www.youtube.com/watch?v=GQ4Ex7ul9Eg
  46. 1 2 http://www.radikal.com.tr/politika/hdp_lideri_demirtastan_ermeniler_icin_fatiha-1343199
  47. 1 2 http://t24.com.tr/haber/demirtas-kurtlere-sorulsa-cogu-ayri-devlet-istiyorum-diyecek,221016
  48. http://www.ozgur-gundem.com/?haberID=68069&haberBaslik=3.+TOPLANTIYI+ANLATTI&action=haber_detay&module=nuce
  49. http://ohaber.com/videogaleri/demirtas-ocalan-hakkinda-ne-dusunuyor--v-69888
  50. http://www.milliyet.com.tr/bdp-genel-baskani-demirtas-bbc-de/siyaset/siyasetdetay/09.08.2012/1578513/default.htm
  51. "HDP Eş Genel Başkanı Demirtaş PKK'ya "terör örgütü" demedi". Hürriyet. Doğan Haber Ajansı. 2 Eylül 2016. 3 Eylül 2016 tarihinde kaynağından arşivlendi. http://web.archive.org/web/20160903171849/http://www.hurriyet.com.tr/hdp-es-genel-baskani-demirtas-pkkya-teror-orgutu-demedi-40214949.
  52. https://www.youtube.com/watch?v=HGznYKxe9ZQ
  53. https://www.youtube.com/watch?v=dnBbqwy_us0
  54. http://www.hurriyet.com.tr/gundem/24401823.asp
  55. http://www.ntv.com.tr/arsiv/id/25166880
  56. http://www.haberler.com/ozel-bdp-genel-baskani-selahattin-demirtas-3751177-haberi/
  57. http://www.demokrathaber.net/siyaset/demirtas-kendisi-de-alevi-kurt-ama-anadilde-egitime-karsi-h18269.html
  58. http://www.ntv.com.tr/arsiv/id/25073144
  59. http://www.hurriyet.com.tr/gundem/28831292.asp
  60. http://www.posta.com.tr/siyaset/HaberDetay/Demirtas-Diyanet-i-sert-sozlerle-elestirdi.htm?ArticleID=279736
  61. http://www.radikal.com.tr/politika/demirtas_imamlara_twitterdan_vurdu-1045504
  62. http://www.haber7.com/partiler/haber/1380449-demirtastan-mursiye-idam-kararina-tepki
  63. http://www.milliyet.com.tr/demirtas-sureci-baltalamak/siyaset/detay/1717345/default.htm
  64. http://haber.sol.org.tr/yazarlar/can-soyer/gezideki-darbeciler-77316
  65. http://www.milliyet.com.tr/demirtas-tan-gezi-aciklamasi-/siyaset/detay/1744082/default.htm
  66. http://www.hurriyet.com.tr/gundem/23486535.asp
  67. http://www.cumhuriyet.com.tr/video/video/96889/__Basbakan_kadinlari_kulucka_makinesi_olarak_goruyor__.html
  68. http://ohaber.com/videogaleri/demirtas-tan-zekice-cevap-o-benim-degil-ben-onun-yanindaydim-v-69887
  69. http://www.hurriyet.com.tr/gundem/19491903.asp
  70. 1 2 http://www.ozgur-gundem.com/?haberID=59838&haberBaslik=Demirta%C5%9F:%20K%C3%BCrd%C3%BCn%20K%C3%BCrdistan%E2%80%99%C4%B1%20olmal%C4%B1%20ki%20Roboski%E2%80%99nin%20hesab%C4%B1%20sorulsun!&action=haber_detay&module=nuce
  71. http://www.yurtgazetesi.com.tr/gundem/vicdanlardaki-dosya-kapanmayacak-h68471.html
  72. http://www.ntv.com.tr/arsiv/id/25457473
  73. http://www.milliyet.com.tr/demirtas-vicdani-ret-istedi/siyaset/detay/1978272/default.htm
  74. "HDP Eş Genel Başkanı Demirtaş'a uçakta Kobani tepkisi". CNN Türk. 4 Kasım 2014. 23 Şubat 2016 tarihinde kaynağından arşivlendi. http://web.archive.org/web/20160223200500/http://www.cnnturk.com/haber/turkiye/hdp-es-genel-baskani-demirtasa-ucakta-kobani-tepkisi.
  75. "Selahattin Demirtaş'a uçakta vatandaştan Kobani tepkisi geldi". 4 Kasım 2014. 25 Haziran 2016 tarihinde kaynağından arşivlendi. http://web.archive.org/web/20160625145922/https://www.youtube.com/watch?v=u7W9nGC-etM.
  76. "Selahattin Demirtaş'ın kardeşi Nurettin Demirtaş vuruldu!". Habertürk. 13 Ağustos 2015. 10 Aralık 2015 tarihinde kaynağından arşivlendi. http://web.archive.org/web/20151210171741/http://www.haberturk.com:80/gundem/haber/1115491-teror-orgutlerine-yonelik-hava-operasyonlari-190-civarindaki-hedef-imha-edildi.
  77. http://www.ulkuocaklari.org.tr/ulkucuhareket/lider-devlet-bahceli/hayati
  78. http://www.sabah.com.tr/gundem/2015/07/31/demirtas-agabeyi-ile-ilgili-konustu
  79. http://www.hurriyet.com.tr/gundem/28690578.asp
  80. http://www.xn--krtler-3ya.com/2015/11/selahattin-demirtas-kimdir-hayati.html
This article is issued from Vikipedi - version of the 1/4/2017. The text is available under the Creative Commons Attribution/Share Alike but additional terms may apply for the media files.